Londra merkezli diş hekimi Dr. Rory Mac Sweeney, Da Vinci’nin ünlü Vitruvian Man çiziminde 500 yıl sonra “Bonwill üçgeni” keşfetti.
Vitruvian Man’daki 500 Yıllık Şifre
Kim Keşfetti?
• Dr. Rory Mac Sweeney, Londra merkezli bir diş hekimi ve genetikçi, Vitruvian Man çizimindeki yeni bir ayrıntıyı keşfetti.
Ne Bulundu?
• Da Vinci’nin 1490 tarihli Vitruvian Man çiziminde, dairenin alt kısmındaki bacaklarının arasında, tam eşkenar bir üçgen olduğu tespit edildi.
• Bu üçgen, 19. yüzyılda tanımlanan diş anatomi kavramı olan “Bonwill üçgeni” ile aynı oranlara sahip: 1.64–1.65 — doğada rastlanan ideal geometrik oranlara çok yakın.
Da Vinci’nin Yazılı Kanıtı
• Uzmanlara göre çizimin üstünde yazılı notlarda Leonardo, bacaklarını “yüksekliklerinin 14’te biri kadar açtığında” bir eşkenar üçgen oluşturulduğunu açıkça belirtmiş:
“Bacaklar arasındaki boşluk bir eşkenar üçgen olacaktır.”
Bu demek oluyor ki Da Vinci bu şifreyi açıkça belirtmiş ve çizime entegre etmiş.
Bilim-Sanat İçinde Evrensel Oranlar
• Mac Sweeney, bu üçgenin insan vücudu, mimari ve doğadaki yapısal oranlarla aynı evrensel geometriyi temsil ettiğini vurguluyor.
• Ayrıca genetik ve anatomik bilgisi sayesinde, bu buluşun tesadüf olmadığını; Leonardo’nun simetri ve oran üzerine yaptığı çalışmaların bilimsel temellerle uyumlu olduğunu öne sürüyor.

Genel Değerlendirme
Leonardo da Vinci’nin 500 yıl önce çizdiği Vitruvian Man’deki geometrik şifrelerin çözülmesi, sanat tarihi ve bilim dünyası açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu keşif, Da Vinci’nin yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda insan anatomisi ve matematiksel oranlar konusunda derin bilgiye sahip bir bilim insanı olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Dr. Rory Mac Sweeney’nin eşkenar üçgen keşfi, sanat eserlerine sadece estetik değil, bilimsel bir gözle de bakılması gerektiğini hatırlatıyor. Keşfedilen bu oran, Bonwill üçgeni gibi diş hekimliğinde kullanılan modern anatomik kavramlarla örtüşüyor; bu da Da Vinci’nin çağının çok ötesinde düşündüğünü gösteriyor.
Öte yandan, bu şifrenin çizimin üstündeki notlarda açıkça yer alması, “şifre” tanımının ne kadar doğru olduğu konusunda bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Yani bu bir “gizli mesajdan çok” dikkatle bakanların görebileceği bir matematiksel açıklama olabilir.
Sonuç olarak bu gelişme, Leonardo da Vinci’nin eserlerine dair çözülmemiş sırların hâlâ var olabileceğini ve gelecekte yeni bilimsel analizlerin daha fazla detayı ortaya çıkarabileceğini gösteriyor. Bu tür buluşlar, sanatla bilimin birbirinden ayrı değil, iç içe geçmiş olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatıyor.