2026 İhracat Hedefi 410 Milyar Dolar: Cari Açık Düşüşte

2026 İhracat Hedefi 410 Milyar Dolar

Ekonomi Nefes Alıyor: Cari Açıkta Yüzler Gülüyor!

Selamlar! Bugün ekonomi dünyasından içimizi ferahlatacak, “istikrar” kelimesinin altını dolduran veriler geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 yılı ödemeler dengesi verilerini değerlendirirken oldukça umut verici bir tablo çizdi. Peki, bu rakamlar bizim cebimizi ve geleceğimizi nasıl etkiliyor? Gelin, bu teknik terimleri bir kenara bırakıp işin özüne beraber bakalım.

Cari Açık Dizginlendi, İstikrar Güçlendi Hepimizin bildiği o meşhur “cari açık” meselesi, 2025 yılında 25,2 milyar dolarla Orta Vadeli Program hedeflerine tam uyum sağladı. Bu ne demek? Ülke olarak dışarıya verdiğimizden daha fazlasını üretme ve satma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz demek. Yılmaz’ın ifadesiyle; cari açığın milli gelire oranı %1,5 seviyelerine kadar geriledi. Bu, ekonomimizin dış şoklara karşı çok daha dayanıklı hale geldiğinin en net kanıtı.

Turizm ve İhracat El Ele Sadece mal satmıyoruz, aynı zamanda dünya genelinde hizmetlerimizi de konuşturuyoruz. 2025 yılında mal ve hizmet ihracat gelirimiz tam 396 milyar dolara ulaşmış. Özellikle turizm gelirlerinin de dahil olduğu hizmet gelirlerinin 122,6 milyar doları bulması, “bacasız sanayi” dediğimiz turizmin ekonomimizin can suyu olmaya devam ettiğini gösteriyor.

2026 İhracat Hedefi 410 Milyar Dolar
2026 İhracat Hedefi 410 Milyar Dolar

Yabancı Yatırımcı “Türkiye” Diyor Bir diğer güzel haber ise doğrudan yatırımlardan geldi. Uluslararası doğrudan yatırımlar bir önceki yıla göre %12,2 artarak 13,1 milyar dolara yükseldi. Yani yabancı sermaye, Türkiye’nin potansiyeline güveniyor ve buraya kalıcı yatırım yapmaya devam ediyor. Bu da finansman kalitemizin arttığı anlamına geliyor.

Peki Bizi Neler Bekliyor? Cevdet Yılmaz’ın 2026 hedefleri de bir hayli iddialı ama ayakları yere basan cinsten. Hedef; mal ihracatını 282 milyar dolara, toplam ihracat gelirini ise 410 milyar doların üzerine taşımak. Cari açığın bu ılımlı seyri, hepimizin beklediği dezenflasyon (enflasyonun düşüş hızı) sürecini de doğrudan destekleyecek.

Kısacası; risk primimiz düşüyor, kredi notumuz artıyor ve makro finansal dengelerimiz yerine oturuyor. Ekonomi yönetiminden gelen bu pozitif sinyaller, yapısal reformlarla birleştiğinde çok daha güçlü bir Türkiye ekonomisinin kapılarını aralıyor.

Paylaş:

Kategorisinden

5 1 vote
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments