İstanbul’da Görülmemiş Hareketlilik: 123 Bin Kişi “Kuduz” Şüphesiyle Hastanede!
Megakent İstanbul, son günlerde alışılmışın dışında bir sağlık gündemiyle çalkalanıyor. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nden gelen son veriler, kentteki “kuduz riskli temas” sayısında ciddi bir tırmanış olduğunu gözler önüne serdi. Tam 123 bin 538 kişi, hayvanlarla yaşadıkları riskli temaslar sonrası soluğu hastanelerde aldı. Peki, bu artışın arkasında ne var? Hangi ilçeler daha çok risk altında?
En Çok Temas Kedilerle Yaşandı
Haberin en dikkat çekici detaylarından biri, kuduz denince akla gelen ilk hayvan olan köpeklerin bu kez listenin ikinci sırasında yer alması. Verilere göre başvuruların tam yüzde 83’ü kedi kaynaklı (tırmalama veya ısırma) vakalardan oluşuyor. Köpeklerle olan temaslar yüzde 16’da kalırken; sığır, tilki, kurt ve çakal gibi yabani hayvanlarla yaşanan temaslar ise geri kalan küçük dilimi oluşturuyor.
Zirvede Kadıköy Var: İlçelere Göre Dağılım
İstanbul’un kalabalık semtleri, riskin de en yoğun olduğu bölgeler. Listenin başında yaklaşık 8 bin vaka ile Kadıköy yer alıyor. Kadıköy’ü; Üsküdar, Maltepe, Kartal ve Sarıyer gibi ilçeler takip ediyor. Öte yandan, kentin nispeten daha sakin köşeleri olan Adalar, Şile ve Güngören ise vaka sayısının en az olduğu yerler olarak kayıtlara geçti.

25 Merkezde 411 Bin Doz Aşı
Kuduzun şakası yok; çünkü belirtiler ortaya çıktıktan sonra geri dönüşü olmayan, ölümcül bir hastalık. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, bu tehlikeye dikkat çekerek kentin her iki yakasında 7/24 hizmet veren 25 farklı aşı merkezinin aktif olduğunu belirtti.
Rakamlar gerçekten devasa: Riskli temas yaşayan vatandaşlara bugüne kadar toplam 411 bin 432 doz kuduz aşısı uygulandı. En yoğun mesaiyi ise Kartal Dr. Lütfi Kırdar, Bakırköy Dr. Sadi Konuk ve Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastaneleri yaptı.
Isırıldığınızda Ne Yapmalısınız?
Doç. Dr. Güner’in mesajı net: “Korkmaya gerek yok ama tedbiri elden bırakmamak şart.” Deri bütünlüğünü bozan her türlü yaralanmada vakit kaybetmeden sabunlu suyla ilk müdahale yapılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Erken müdahale, bu ölümcül hastalığın pençesine düşmemek için tek anahtar.
Sokaktaki can dostlarımızla olan bağımız kopmasın ancak “temas” noktasında biraz daha dikkatli olmak, İstanbul’un bu ürkütücü istatistiğini aşağı çekmek için tek yol gibi görünüyor.