İğneada, Acarlar ve Karacabey longozları biyolojik çeşitlilik açısından eşsiz. Bu su altı ormanları tehdit altında, korunmaları hayati önem taşıyor.
Türkiye’nin Sessiz Hazinesi: Longoz Ormanları Yok Olmasın
Türkiye’nin kuzeybatısında, sessizce nefes alan bir ekosistem var: longozlar. Su altında kalan ormanlar olarak bilinen bu özel alanlar, hem biyolojik çeşitlilik hem de iklim direnci açısından eşsiz birer doğal miras. Ancak bu zenginlik, yeterince tanınmıyor ve korunmuyor.

Longoz Nedir, Neden Önemlidir?
Longoz ormanları, nehirlerin taşkın alanlarında oluşan ve yılın büyük bölümünde su altında kalan ormanlardır. Türkiye’de İğneada (Kırklareli), Acarlar (Sakarya) ve Karacabey (Bursa) longozları, Avrupa’nın en büyükleri arasında yer alır. Bu alanlar, yüzlerce kuş türüne, endemik bitkilere ve nadir memelilere ev sahipliği yapar.

Biyolojik Çeşitlilik Cenneti
İğneada Longozu, 544 bitki türü, 46 memeli türü ve 194 kuş türüyle adeta bir doğa ansiklopedisi gibidir. Acarlar Longozu ise Türkiye’nin tek parça halindeki en büyük subasar ormanı olarak bilinir. Karacabey Longozu ise flamingolardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yapar.
Ekolojik Rolü: Doğanın Filtre Sistemi
Longozlar, karbon tutucu özellikleriyle iklim değişikliğiyle mücadelede kritik rol oynar. Aynı zamanda taşkınları önler, yer altı sularını besler ve çevre köylerin mikroklimasını dengeler. Kısacası, doğanın kendi kendini koruma mekanizmasıdır.
Tehdit Altındaki Sessizlik
Ne yazık ki bu eşsiz ekosistemler, yapılaşma baskısı, tarım alanlarının genişlemesi, bilinçsiz turizm ve plastik kirliliği nedeniyle tehdit altında. Özellikle İğneada’da planlanan sanayi yatırımları, longozun bütünlüğünü riske atıyor.