Dijital Vahşi Batı’nın Sonu mu? Meclis Avrupa’nın Sosyal Medya Karnesini Çıkardı
İnternetin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, sosyal medya platformları sadece birer eğlence mecrası olmaktan çıkıp, toplumsal düzeni ve güvenliği doğrudan etkileyen devasa güç odaklarına dönüştü. Ancak bu kontrolsüz büyüme, beraberinde ciddi güvenlik risklerini de getirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Araştırma Hizmetleri Başkanlığı tarafından hazırlanan son rapor, Avrupa’nın bu “dijital devlere” karşı nasıl bir set çektiğini tüm detaylarıyla gözler önüne seriyor.
AB’nin Keskin Kılıcı: Dijital Hizmetler Yasası (DSA)
Raporda en çok dikkat çeken unsur, Avrupa Birliği genelinde yürürlüğe giren Dijital Hizmetler Yasası (DSA). Artık “paylaştım bitti” dönemi geride kalıyor. Yeni düzenleme ile dezenformasyondan nefret söylemine kadar pek çok alanda platformlara ağır sorumluluklar yükleniyor. Eğer bir platform, yükümlülüklerini yerine getirmezse, küresel cirosunun tam yüzde 6’sına kadar ulaşabilen devasa idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu, sadece bir uyarı değil; dijital devlerin finansal dengelerini sarsabilecek güçte bir yaptırım.
Ülkeler Bazında Sıkı Markaj: Almanya, İtalya ve İngiltere
Avrupa ülkeleri, AB standartlarının da ötesine geçerek kendi güvenlik duvarlarını örüyor:
-
Almanya: Disipliniyle bilinen ülke, sosyal medya konusunda da taviz vermiyor. Ciddi ihlallerin devam etmesi durumunda platformlara erişimin tamamen kısıtlanması gündemde. Ayrıca 16 yaş sınırı gibi radikal kısıtlamalar da masada duruyor.
-
İtalya: İletişim Kurulu (AGCOM) aracılığıyla adeta bir “dijital polis” mekanizması kurmuş durumda. Kurul, acil durumlarda içeriği anında kaldırma ve platformlardan şeffaflık talep etme yetkisine sahip.
-
İngiltere: Burada odak noktası çocuklar. Çocuk güvenliği yükümlülüklerini ihlal eden platformların üst düzey yöneticileri için hapis cezasına kadar varan kişisel sorumluluklar getirilmiş durumda.

Çocuklar ve Gelecek İçin Dijital Güvenlik
Meclis’in raporu, sadece hukuki prosedürleri değil, aynı zamanda toplumsal bir yarayı da işaret ediyor: Çocukların korunması. Türkiye’de de benzer tartışmaların yaşandığı bir dönemde, Avrupa’nın çocuk kullanıcılar için uyguladığı yaş sınırları ve kullanım saati kısıtlamaları, gelecekteki yerel düzenlemelerimize de ışık tutacak nitelikte.
Sonuç: Şeffaflık Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk
TBMM’nin bu kapsamlı araştırması gösteriyor ki; sosyal medya platformları artık “dokunulmaz” değil. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve kullanıcı güvenliği artık birer opsiyon değil, yasal birer zorunluluk haline geliyor. Avrupa’nın attığı bu adımlar, dijital dünyada yeni bir anayasanın yazıldığının en somut kanıtı.