Türkiye’nin 70 Yıllık Nükleer Rüyasında Son Viraj: Akkuyu’da Geri Sayım
Türkiye, yarım asrı aşkın süredir hayalini kurduğu nükleer enerjiye kavuşmak için artık gün sayıyor. Mersin’in Gülnar ilçesinde yükselen devasa yapı, sadece bir enerji santrali değil; aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik dönüşümünün ve enerji bağımsızlığının yeni kalesi olarak yükseliyor. Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev’den gelen son açıklamalar, 2026 yılının Türk enerji tarihi için bir “milat” olacağını müjdeliyor.
Zorluklara Rağmen Durmayan Dev Proje
Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS), son dönemde küresel çapta yaşanan ekonomik çalkantılar ve siyasi baskılara rağmen ilerleyişini sürdürüyor. Likhachev’in ifadelerine göre, Batılı şirketlerin ekipman tedarikinde çıkardığı zorluklar ve dondurulan milyarlarca dolarlık yatırımlar dahi projeyi durdurmaya yetmedi. Siemens gibi devlerin ekipman göndermemesi ve ödeme sistemlerindeki aksaklıklar, yerli ve milli kararlılıkla aşıldı.
Likhachev, projenin bu kritik aşamaya gelmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın liderliğinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. 2025 yılının zorlu ama “zafer dolu” bir yıl olarak geride kalması, 2026’da ilk reaktörün devreye alınması için yolu temizledi.
21. Yüzyıl: Elektrik Yüzyılı
Dünya hızla dijitalleşirken ve fosil yakıtlardan uzaklaşırken, nükleer enerji “sıfır emisyon” hedefiyle en güvenilir liman haline geldi. Likhachev’in “21. yüzyıl elektrik yüzyılı olacak” tespiti, Akkuyu’nun stratejik önemini bir kez daha kanıtlıyor. Sürdürülebilir, uygun fiyatlı ve kesintisiz enerji için nükleer teknolojinin alternatifsiz olduğu bir döneme giriyoruz.
Akkuyu tam kapasiteyle devreye girdiğinde, Türkiye’nin toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık %10’unu tek başına karşılayacak. Bu, sadece hanelerin aydınlanması değil, Türk sanayisinin de daha rekabetçi enerji maliyetleriyle dünya sahnesine çıkması demek.

Akkuyu NGS Hakkında Önemli Detaylar
-
Dört Ünite, Dev Kapasite: Her biri 1200 megavatlık 4 üniteden oluşacak santral, toplamda 4800 megavat güce ulaşacak.
-
Kesintisiz Enerji: Rüzgar ve güneşin aksine nükleer santraller, hava koşullarından bağımsız olarak 7/24 enerji üretebiliyor.
-
İstihdam ve Teknoloji: Binlerce mühendis ve teknik personelin görev aldığı proje, Türkiye’ye devasa bir bilgi birikimi (know-how) kazandırıyor.
Türkiye’nin nükleer enerji kulübüne girişi, sadece bir ekonomik yatırım değil, aynı zamanda küresel ligde “oyun kurucu” olma vizyonunun bir parçasıdır. Gözler şimdi Mersin’de; ilk nükleer elektriğin şebekeye verileceği o tarihi anda.