Regina George Olmadan Önce: Rachel McAdams’ın Mean Girls İtirafı
Sinema dünyasında bazı roller vardır ki, o oyuncudan başkasını hayal etmek imkansızdır. 2004 yapımı kült gençlik filmi Mean Girls (Kötü Kızlar) ve filmin “arı kraliçesi” Regina George da tam olarak böyle. Ancak Rachel McAdams, verdiği özel bir röportajda, aslında bambaşka bir rol için seçmelere girdiğini ve o gün hissettiklerini samimiyetle paylaştı.
“Cady Rolü İçin Seçmelere Girmek Boşa Bir Çabaydı”
Rachel McAdams, başlangıçta Lindsay Lohan’ın canlandırdığı saf ve iyi niyetli başrol oyuncusu Cady Heron karakteri için seçmelere katılmış. Bugün 47 yaşında olan başarılı oyuncu, o dönemi hatırladığında; “Bunun boşuna bir çaba olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum. Cady rolü için asla seçilmeyecektim,” diyor. 25 yaşındayken lise öğrencisi bir başrolü oynamanın pek mümkün olmadığını düşünen McAdams, yine de Tina Fey’in yazdığı bu “dahiyane” senaryonun bir parçası olmak için her şeyi göze almış. Öyle ki menajerine, “Lütfen, tek satırlık bir rol bile olsa kabul ederim,” diyecek kadar projeye inanmış.

Kaderin Cilvesi: “Cady İçin Yaşlı, Regina İçin Mükemmelsin”
Filmin yönetmeni Mark Waters, McAdams’ın yeteneğini görmüş ancak doğru yerin Cady olmadığını hemen anlamıştı. Waters’ın ona; “Cady’yi oynamak için çok yaşlısın ama Regina için tam aradığım kişisin,” demesi her şeyi değiştirmiş. Yönetmene göre Regina, Cady’den daha “yaş görmüş geçirmiş” ve otoriter bir ruha sahipti. McAdams bu yorumu bir iltifat olarak kabul etti ve sinema tarihinin en unutulmaz kötü karakterlerinden birine hayat verdi.

Şans ve Yeteneğin Buluştuğu Yıl: 2004
Rachel McAdams için 2004 yılı sadece Mean Girls ile sınırlı değildi. Bu filmden sadece iki ay sonra, romantik dram türünün zirvesi kabul edilen The Notebook (Not Defteri) vizyona girdi. Bir yanda acımasız bir lise kraliçesi, diğer yanda ise aşkı için her şeyi göze alan Allie Hamilton… Birbirine tamamen zıt bu iki rolün arka arkaya gelmesi, McAdams’ı bir gecede küresel bir yıldız haline getirdi.
Bugün geriye dönüp baktığında, “Kötü karakteri oynamak en iyisidir,” diyen ünlü oyuncu, başarısını hem şansa hem de doğru zamanda doğru yerde olmaya bağlıyor. Spotlight ile Oscar adaylığı kazanan, Marvel evrenine Doctor Strange ile giriş yapan McAdams, hala bu sektörde olduğu için kendisini şanslı hissettiğini dile getiriyor.