Roketsan, ambargolara rağmen vida ve perçin düzeyine kadar yerli üretimle engelleri aştı. Türkiye, savunma sanayinde tam bağımsızlığa bir adım daha yaklaştı.
Roketsan’dan Ambargolara Karşı Yerli ve Milli Başarı
Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde karşılaştığı ambargolara rağmen son yıllarda büyük bir atılım yaptığını açıkladı. İkinci, özellikle vida ve perçin gibi en temel parçalar dahil olmak üzere dışa bağımlılığın azaltıldığını ve tam bağımsız savunma sanayii yolunda kritik aşamaların geride bırakıldığını belirtti.

Ambargoları Fırsata Çeviren Yolculuk
Türkiye’nin savunma alanında sık sık karşı karşıya kaldığı ambargolar, Roketsan’ın yerli ve milli çözümler üretmesini hızlandırdı. Murat İkinci, son 10 yılda yürütülen Ar-Ge çalışmaları, yerli üretim tesisleri ve milli mühendislik kabiliyeti sayesinde dışa bağımlılığın minimize edildiğini vurguladı.
Vida ve Perçinden Yüksek Teknolojiye
İkinci’nin açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri de, ambargoların sadece büyük sistemlerde değil, vida, perçin ve bağlantı elemanları gibi en küçük bileşenlerde dahi etkili olduğuydu. Roketsan’ın bu parçaları da millileştirmesi, Türkiye’nin kritik teknolojilerde dışa bağımlılığını sona erdirmesi açısından büyük önem taşıyor.
Savunma Sanayinde Bağımsızlık Vurgusu
Roketsan’ın attığı adımlar, Türkiye’nin savunma sanayi vizyonu olan tam bağımsızlık hedefinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Bu sayede yalnızca yurt içi projeler değil, aynı zamanda uluslararası ihracat da güç kazanıyor.
Gelecek Hedefleri
Murat İkinci, önümüzdeki dönemde Roketsan’ın daha fazla ihracat yapacağını, yüksek teknolojiye sahip füze ve roket sistemlerinde dünya markası olma yolunda ilerleyeceğini belirtti. Ayrıca, genç mühendislerin bu süreçte kritik rol oynadığına dikkat çekti.
Değerlendirme
Tam Bağımsız Savunma Sanayii
Roketsan’ın başarı hikâyesi, aslında yalnızca bir kurumun değil, Türkiye’nin savunma sanayii vizyonunun da en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Uzun yıllardır çeşitli alanlarda uygulanan ambargolar, ilk bakışta bir engel gibi görünse de, Türkiye’nin yerli ve milli üretim kabiliyetini geliştirmesi için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu. Vida ve perçin gibi en küçük parçadan, yüksek teknolojiye sahip füze ve roket sistemlerine kadar her alanda dışa bağımlılığın azaltılması, bu süreçteki en önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Ambargolar, Türkiye’yi zayıflatmak yerine tersine bir etki yaratarak, mühendislerin daha yaratıcı, daha özverili ve milli çözümler üretmesine yol açtı. Bugün gelinen noktada Roketsan’ın ortaya koyduğu performans, yalnızca kendi projelerini değil, aynı zamanda diğer savunma sanayi kuruluşlarını da teşvik ediyor. Bu durum, sektördeki ekosistemin güçlenmesine ve tam bağımsız savunma sanayii hedefinin daha ulaşılabilir hale gelmesine katkı sağlıyor.
Dolayısıyla Roketsan’ın hikâyesi, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı zorlukların aslında bir fırsata dönüşebileceğini gösteren stratejik bir ders niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemde bu kazanımların, yalnızca iç güvenlik açısından değil, aynı zamanda uluslararası pazarda Türkiye’nin rekabet gücünü artıran bir unsur olacağı öngörülüyor.