Trump, Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemleri gönderileceğini açıkladı. AB finanse ediyor. Rusya politikası sertleşiyor. Ayrıntılar ve analiz burada.
Trump, Patriot Füzesiyle “Kritik Biden Dönüşü” Sinyali Verdi
ABD Başkanı Donald Trump, 14 Temmuz 2025’te yaptığı açıklamada Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemleri gönderileceğini duyurdu. Bu karar, Washington’ın Rusya’ya yönelik stratejisinde önemli bir değişimi işaret ediyor.
Karara Giden Süreç ve Nedenler
-
Trump’ın kararı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış çabalarına karşılık saldırgan tutumunu sürdürmesine yönelik artan tepkisinin bir sonucu. “Putin gidip herkesi bombalıyor” ifadeleriyle eleştirdiği Rusya’ya karşı politikada sertleşme yaşanıyor.
-
Patriot sistemleri “savunma amaçlı” nitelendiriliyor ancak Axios’a göre aynı pakette saldırı füzelerinin de yer alabileceği belirtiliyor.
-
Kararın uygulanmasında Avrupa ve NATO üyeleri aktif rol üstlenecek: sistemleri finanse edecek, Avrupa Birliği ya da Almanya gibi ülkeler ABD’ye maliyeti iade edecek.
Etkileri ve Stratejik Yansımalar
-
Patriot bataryaları, balistik füzeler ve büyük çaplı hava saldırılarına karşı etkili koruma sağlayarak Ukrayna’nın hava savunma kapasitesini güçlendiriyor. Ancak menzili sınırlı; bir şehir ya da bölgeyi koruyabiliyor, tüm ülkeyi değil.
-
Avrupa, özellikle Almanya, üç Patriot sistemini zaten teslim etmiş ve yeni destek sözü vermiş durumda. Trump Almanya’ya daha fazla sistem satışı opsiyonunu görüşüyor.
-
Karar, ABD’nin uzun süredir “savunma amaçlı” olarak özetlenen Ukrayna desteğini yeni bir savunma‑saldırı dengesi ile yeniden tanımladığı sinyalini veriyor.
Yaklaşan Görüşmeler & Diplomaside Son Durum
-
Trump, bu hafta NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve diğer NATO yetkilileriyle bir araya gelecek. Görüşmede Patriot transferi, finansman modelleri ve potansiyel yeni silah destekleri ele alınacak.
-
U.S. özel Ukrayna elçisi Keith Kellogg, Kiev’de Zelenskiy ile savunma stratejileri ve yaptırım konularını görüşüyor.

Değerlendirme
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Patriot hava savunma sistemleri gönderme kararı, hem askeri hem de diplomatik dengelerde önemli bir kırılma anına işaret ediyor. Trump, daha önce Ukrayna’ya doğrudan destek konusunda temkinli davranırken, bu adımıyla Rusya’ya karşı daha aktif bir tutum sergilemeye başladı.
Kararın arkasında, Ukrayna’nın savaş kapasitesini artırmanın ötesinde, Avrupa ile güvenlik yükünü paylaşma stratejisi de yatıyor. Zira bu sistemlerin finansmanının büyük ölçüde Avrupa Birliği ülkeleri tarafından karşılanacak olması, ABD’nin küresel savunma sorumluluğunda bir “yeniden dengeleme” niyetini gösteriyor.
Patriot sistemleri, Ukrayna’nın büyük şehirlerini ve askeri üslerini korumada etkili olabilir ancak sınırlı menzili, kapsamlı bir hava savunması için yeterli değil. Bu nedenle, bu destek sembolik olduğu kadar stratejik de bir mesaj niteliği taşıyor.
Ayrıca Trump’ın bu kararı, yaklaşan NATO zirvesi öncesinde ABD’nin müttefikleriyle uyum içinde hareket ettiği izlenimini vermeyi amaçlıyor olabilir. Ancak bu adım, Rusya ile ilişkilerde gerilimi daha da artırabilir.
Sonuç olarak, Trump’ın Patriot kararı, sadece bir savunma ekipmanı transferi değil; aynı zamanda jeopolitik pozisyon alma, müttefiklerle yeni tür bir paylaşım modeli kurma ve iç siyasette “liderlik” vurgusunu güçlendirme hamlesidir. Yakın vadede bu kararın etkileri sınırlı kalabilir ancak uzun vadede NATO, AB ve Rusya üçgeninde yeni bir denge arayışının parçası olarak okunmalıdır.