Mavi Vatan’ın Sınır Ötesi Nöbeti: Türk Askeri Aden Körfezi’nde Bir Yıl Daha Kalacak
Türkiye’nin denizlerdeki gücü ve küresel barışa katkısı, stratejik bir kararla bir kez daha perçinlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının; Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve çevresindeki görev süresi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Cumhurbaşkanlığı tezkeresiyle birlikte 10 Şubat 2026’dan itibaren 1 yıl daha uzatıldı. Karar, Resmi Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi.
Deniz Haydutluğuyla Mücadelede Türkiye’nin Kritik Rolü
2008 yılından bu yana Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ışığında bölgede varlık gösteren Türk donanması, sadece kendi bayrağımızı taşıyan ticari gemileri değil, küresel ticaret yollarını da koruma altında tutuyor. Bölgedeki deniz haydutluğu, silahlı soygun ve deniz terörizmi gibi tehditlere karşı aktif rol alan TSK, bu kararla birlikte güvenliğin teminatı olmaya devam edecek.
Yedi Kez Üstlenilen Komuta: CTF-151
Türkiye, bu zorlu coğrafyada sadece bir katılımcı değil, aynı zamanda bir yönetici güç pozisyonunda. Uluslararası toplumun oluşturduğu Birleşik Görev Kuvveti-151 (CTF-151) bünyesinde bugüne kadar tam 7 kez komutayı üstlenen ülkemiz, bölge barışı için en çok inisiyatif alan aktörlerden biri oldu. Son olarak Temmuz 2024’te devralınan komuta görevi, 22 Ocak 2025’te başarıyla tamamlanarak devredildi.

Neden Bu Görev Uzatıldı?
Görev süresinin uzatılmasının arkasında hem milli menfaatler hem de uluslararası sorumluluklar yatıyor. İşte öne çıkan temel nedenler:
-
Ticari Güvenlik: Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin sağlanması.
-
İnsani Yardım: Bölgeye ulaştırılan uluslararası insani yardım faaliyetlerine kesintisiz destek verilmesi.
-
Küresel Görünürlük: BM sistemi ve uluslararası koalisyonlar içindeki etkin rolümüzün pekiştirilmesi.
-
Operasyonel Tecrübe: TSK deniz unsurlarının uzak denizlerdeki harekat kabiliyetinin ve tecrübesinin artırılması.
Sonuç: Güçlü Diplomasi, Güçlü Donanma
Aden Körfezi’ndeki bu varlık, Türkiye’nin “Mavi Vatan” vizyonunun sınır ötesindeki en güçlü yansımasıdır. Uluslararası barış ve istikrarı tehdit eden unsurlara karşı verilen bu mücadele, Türkiye’nin hem sahada hem de masada ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı niteliğinde. 2027 yılına kadar uzatılan Avrupa Birliği’nin Atalanta Harekatı gibi diğer uluslararası misyonlarla eş güdümlü olarak, Mehmetçik bölgedeki nöbetine kararlılıkla devam edecek.