Dijitalleşen çalışma dünyasında, özel hayat ile iş yaşamı arasındaki çizgi giderek inceliyor. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu çizginin nerede durması gerektiğini belirleyen kritik bir karara imza attı. Şirkete ait telefon üzerinden yapılan WhatsApp yazışmaları nedeniyle işten çıkarılan bir çalışanın açtığı davada, yargı “özel hayatın gizliliği” dedi.
Olay, bir çalışanın kendisine tahsis edilen şirket telefonu üzerinden mesai arkadaşları ve yöneticileri hakkında yaptığı yazışmaların işveren tarafından tespit edilmesiyle başladı. İşveren, bu yazışmaları gerekçe göstererek iş akdini feshetti. Ancak yerel mahkeme ve ardından dosyayı inceleyen Yargıtay, bu durumu hukuka aykırı buldu.
Kararın en dikkat çekici noktası, yazışmaların içeriğinden ziyade elde ediliş biçimi ve mahremiyeti oldu. Yargıtay, işçinin rızası dışında mesajlarının okunmasını özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirdi. Bu ihlal nedeniyle işten çıkarmanın haksız olduğuna hükmeden yüksek mahkeme, ayrıca işçiye manevi tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.

Bu emsal karar, işverenlerin çalışanlara ait kişisel yazışmaları denetleme yetkisinin sınırsız olmadığını, “şirket telefonu” olsa dahi haberleşme hürriyetinin korunduğunu bir kez daha tescilledi. Artık WhatsApp gruplarındaki eleştiriler veya kişisel dertleşmeler, tek başına tazminatsız kovulma sebebi olamayacak.