Siperlerin Görünmez Kahramanları: Çanakkale’nin 111 Yıllık Tıbbi Sırrı
Çanakkale denince akla hep o meşhur hücumlar ve sarsılmaz savunma gelir. Ancak Çanakkale Savaşları Enstitüsü tarafından 111 yıl sonra tozlu raflardan indirilen bir belge, madalyonun diğer yüzünü; hastane çadırlarındaki yaşam mücadelesini tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
3. Kolordu ve Şimal Grubu Başhekimi Ali Rıza tarafından 1915 yılında kaleme alınan bu rapor, dünya harp tarihinin en trajik ama bir o kadar da profesyonel tıbbi organizasyonunu belgeliyor.

Rakamlarla Bir Destanın Acı Tablosu
Rapora göre, kara muharebelerinin en çetin geçtiği 25 Nisan 1915 ile Kasım ayı sonu arasında, sadece Arıburnu ve Conkbayırı bölgesinde yaşananların bilançosu dehşet verici:
-
41.471 Yaralı: Sadece 3. Kolordu’nun savunduğu dar alanda kayıt altına alınan yaralı sayısı.
-
2.549 Şehit: Ateş hattından sağ çıkarılıp hastane koğuşlarında son nefesini veren kahramanlar.
-
Kusursuz Lojistik: Yaralıların sadece cephede değil; Lapseki, Biga ve Ezine gibi merkezlerde kurulan ağlarla tedavi edilmesi, Osmanlı ordusunun sağlık altyapısındaki gücünü kanıtlıyor.
Savaş Suçu Belgeleri: Yasaklı “Domdom” Kurşunları
Belgenin belki de en sarsıcı bölümü, müttefik kuvvetlerin uluslararası harp hukukunu nasıl çiğnediğini kanıtlaması. Raporda yer alan resmi kayıtlara göre:
“Vücuda girdiğinde genişleyerek ağır doku tahribatı yaratan ve savaş suçu sayılan ‘domdom kurşunları’ ile tam 332 Türk askeri yaralanmıştır.”
Bu veri, sadece bir istatistik değil, o dönemde verilen mücadelenin ne denli acımasız şartlarda yürütüldüğünün hukuki bir vesikasıdır. Ayrıca 83 askerin süngü hücumunda yaralanması, çarpışmaların ne kadar yakın mesafede ve şiddetli geçtiğini semantik bir netlikle ortaya koyuyor.

Neden Bu Belge Önemli?
Bu belge;
-
Askeri Tıp Tarihi: Osmanlı’nın modern tıp ve tahliye yöntemlerini nasıl uyguladığını gösteriyor.
-
Harp Hukuku: Domdom kurşunu kullanımıyla ilgili somut kanıt sunuyor.
-
Milli Hafıza: “Çanakkale Ruhu”nun lojistik ve sağlık disipliniyle nasıl birleştiğini açıklıyor.
Not: 111 yıl sonra gelen bu rapor, Çanakkale’nin sadece bir “zafer” değil, aynı zamanda büyük bir “insani organizasyon” başarısı olduğunu hatırlatıyor. Tarihin bu kanlı ama onurlu sayfası, bilimsel verilerle bir kez daha aydınlanmış oldu.