Türkiye’nin en köklü tatlılarından biri olan baklava, son yıllarda hızla artan fiyatlarıyla hem tüketicinin hem de sektör içindeki dürüst esnafın tepkisini çekiyor. Özellikle Gaziantep baklavası üzerinden yaratılan “marka algısı”, maliyetin çok üzerinde belirlenen fiyatları beraberinde getirirken; baklava, halkın sofrasından uzaklaşan bir lüks ürüne dönüşme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Ömer Kozan Baklava tarafından yapılan açıklamalar ise sektördeki bu fiyat politikasını yeniden tartışmaya açtı.

Baklavaya Neden Sürekli Zam Geliyor?
Son yıllarda baklava fiyatlarına neredeyse iki ayda bir zam yapılması, sektörün en çok konuşulan konusu hâline geldi. Zamların gerekçesi olarak çoğunlukla Antep fıstığı fiyatları ve komisyoncular gösteriliyor. Ancak sektörün içinden gelen birçok isim, bu gerekçelerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını savunuyor.
“Fıstık Bahane, Asıl Sorun Algı”
Ömer Kozan Baklava’ya göre, fıstık maliyetleri bahane edilerek oluşturulan bu zam algısı ne halkı ne de işini dürüstçe yapan esnafı ikna ediyor. Zira 1 kilogram baklavanın maliyeti hesaplandığında, ortaya çıkan rakamlar 1.800 TL gibi fiyatların gerçekçi olmadığını açıkça gösteriyor.

Baklava Kültürel Miras mı, Lüks Ürün mü?
Baklava bu toprakların kültürel mirasıdır. Ancak bugün gelinen noktada, bazı işletmeler baklavayı yalnızca yüksek gelir grubuna hitap eden bir ürün hâline getirmiş durumda. Oysa Gaziantep gastronomi şehriyse ve yerli halk baklavaya ulaşamıyorsa, burada ciddi bir çelişki vardır.
Midye Baklava Tartışması
Midye baklavayı ilk yapan isimlerden biri olduğunu belirten Ömer Kozan, kendi işletmesinde 1 kilogram midye baklavayı 1.800 TL’den satarken; aynı ürünü bazı işletmelerin 2.600 TL’ye sunmasının ne vicdani ne de ticari açıdan kabul edilebilir olduğunu vurguluyor.

Baklavada Gerçek Maliyet Ne Kadar?
Yapılan detaylı maliyet hesabına göre;
-
1 kg baklavanın ortalama maliyeti fire dâhil yaklaşık 840 TL,
-
Yüzde 30 kâr ve genel gider eklendiğinde nihai satış fiyatı 1.100–1.200 TL bandında oluşuyor.
Bu tabloya rağmen, bazı markaların yüzde 80–100 kâr oranlarını yeterli görmemesi, fiyatların kontrolsüz biçimde yükselmesine neden oluyor.
Marka Algısı Fiyatları Nasıl Şişiriyor?
“Tabela gücü”, “zincir marka” ve “Gaziantep baklavası algısı” fiyatların en büyük belirleyicisi hâline gelmiş durumda. Tüketicinin önemli bir kısmı, daha pahalı olanı “daha kaliteli” sanarak tercih ediyor. Bu durum, kenar semtlerdeki küçük esnafı zor durumda bırakırken, fiyat dengesini de bozuyor.
Denetim Eksikliği Eleştirisi
Üç-beş baklavacının bir araya gelerek toplu şekilde fiyat belirlemesi, açıkça denetlenmesi gereken bir durum olarak görülüyor. Devlet kurumları, belediyeler ve ticaret odalarının bu süreci yakından takip etmesi gerektiği ifade ediliyor.

Baklavanın Ucuza Satılması Neden Önemli?
Sebepler
-
Baklava kültürel bir üründür, temel tüketimden kopmamalıdır
-
Yerli halkın alım gücü her geçen gün düşüyor
-
Küçük esnafın ayakta kalması gerekiyor
-
Aşırı kâr, sektörde güvensizlik yaratıyor
Sonuçlar
-
Fiyatlar dengelenir ve istikrar sağlanır
-
Tüketim artar, üretim sürdürülebilir olur
-
Küçük esnaf güçlenir
-
Baklava yeniden herkesin ulaşabildiği bir değer hâline gelir.

Baklava sektöründe yaşanan bu fiyat tartışması, yalnızca bir tatlı meselesi değil; ticaret ahlakı, kültürel miras ve toplumsal sorumluluk meselesidir. Yüzde 30 kârın bu ekonomik koşullarda yeterli olduğu bir ortamda, baklavayı lüks hâline getiren anlayışın sorgulanması kaçınılmazdır. Çözüm; denetim, şeffaflık ve tüketicinin bilinçli tercihlerinde yatmaktadır. Baklava, yeniden herkesin ulaşabildiği bir değer olmalıdır.
Editör : Doğan Aziz Demirtaş
“Baklava artık tatlı değil yatırım aracı oldu Her zam Antep fıstığına bağlanıyor ama iki ayda bir artış olunca insan ister istemez ‘Bu tepsi neden altın kaplama?’ diye düşünüyor. Biraz daha şeffaflık iyi olur.”
Toplum 1 ay baklava yemesin. Sorun çözülür. Ben 3 aydır yemiyorum.
Doğru lafa şapka çıkartılır.
Almayacaksınız. Bir şeyin ederinin o olduğunu düşünmüyorsanız tepki koyup almayacaksınız. Toplum refleksini kaybedeli çok oldu malesef