Doğu’nun Saklı Cennetleri: Menderesler Yağışlarla Can Buldu
Bir süredir sessizliğe bürünen, kuraklığın pençesinde can çekişen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun o eşsiz kıvrımları, nihayet özlediği berekete kavuştu. Diyarbakır’dan Bingöl’e, Mardin’den bölgenin sarp coğrafyasına kadar uzanan menderesler, bu kışın cömert kar ve mart yağmurlarıyla adeta yeniden doğdu.
Gökyüzünden bakıldığında yeryüzüne çizilmiş gümüş birer nakış gibi duran bu su yolları, sadece bir görsel şölen sunmuyor; aynı zamanda doğanın kalbinin yeniden atışını simgeliyor. Uzmanlar, özellikle Şubat ayının son 66 yılın en yağışlı dönemi olduğunu vurgularken, bu bereketin yansımaları şimdiden meralara ve tarım arazilerine yansımış durumda. Kuruma noktasına gelen pınarlar yeniden gürlüyor, göç yolundaki kuşlar konaklayacakları taze besin alanlarına kavuşuyor.

Bu canlanma, sadece toprağı değil, bölge insanının umudunu da yeşertti. Hayvancılıkla uğraşanlar için gürleşen otlaklar, çiftçiler için ise suya doymuş topraklar verimli bir yılın habercisi. Doğanın bu muazzam geri dönüşü, ekosistemin ne denli dirençli ama bir o kadar da nazik olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor.