Dünyanın Eksen Kayması ve Türkiye’nin Sarsılmaz Duruşu: “İnsanı Yaşatmanın Tarafındayız”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen geleneksel iftar programında milletvekilleriyle bir araya geldi. Ramazan ayının manevi ikliminde gerçekleşen bu buluşmada Erdoğan, sadece iç siyaseti değil, tüm dünyayı derinden sarsan küresel krizleri ve Türkiye’nin bu karmaşadaki rotasını net bir dille çizdi.
“Dünya Sistemi Temelinden Sarsılıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki en çarpıcı noktalardan biri, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan küresel düzenin artık miadını doldurduğuna dair yaptığı tespitti. Uluslararası kurumların etkisizleştiğini ve hukuk kurallarının adeta “rafa kaldırıldığını” belirten Erdoğan, dünyanın “çatır çatır çatırdadığı” bir dönemden geçtiğimizi vurguladı.
Erdoğan, geleneksel diplomasinin yerini kaba kuvvete bıraktığını ifade ederken, “Dünya, en küçük bir kıvılcımda tutuşacak derecede ısınıyor. Küresel adaletsizlik kronikleşiyor,” sözleriyle uluslararası toplumu bekleyen tehlikelere dikkat çekti.
“Kendi Değerlerini Çiğneyen Bir Batı Var”
Batılı güçlerin yıllarca dünyaya pazarladığı hukuk ve insan hakları değerlerini, bugün bizzat kendilerinin yok saydığını dile getiren Cumhurbaşkanı, bu durumu sert bir dille eleştirdi. Özellikle Ortadoğu’da ve komşu coğrafyalarda yaşanan gerilimlere değinerek, çok taraflılık ilkesinin bizzat kurucuları tarafından “yenilen putlara” dönüştürüldüğünü söyledi.

Türkiye’nin Safı: Hak, Hakikat ve Yaşam
Kaotik bir döneme sürüklenen dünyada Türkiye’nin yerini “insan merkezli” bir anlayışla tanımlayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Öldürmenin, katletmenin, haydutluğun, soykırımın ve soykırımcıların değil; hakkın, hakikatin, nerede olursa olsun insanı yaşatmanın tarafındayız.”
Bu sözler, Türkiye’nin bölgesel çatışmalarda ve küresel krizlerde izlediği “vicdani diplomasi”nin bir özeti niteliğindeydi.
86 Milyonun Huzuru İçin Dirayetli Duruş
Bölgedeki füze hareketliliği ve tırmanan gerilime de değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin önceliğinin vatandaşlarının güvenliği olduğunu hatırlattı. 86 milyonun her bir ferdinin kılına zarar gelmemesi için azami dikkatle hareket ettiklerini belirten Erdoğan, haksızlıklar karşısında ise “dirayetli ve dik” duruşun devam edeceğinin altını çizdi.
Sonuç Olarak; Erdoğan’ın mesajları, Türkiye’nin yükselen küresel tansiyon karşısında hem kendi güvenliğini koruyacağını hem de dünyadaki adaletsizliğe karşı “vicdanın sesi” olmaya devam edeceğini bir kez daha tescilledi. Eski düzen yıkılırken, Ankara’nın yeni dünyada “insanı yaşatmak” ilkesiyle bir denge unsuru olma kararlılığı bu iftar sofrasında bir kez daha yankılandı.