Boşanma Aşamasında Gizli Kamera Şoku: Yargıtay’dan Emsal Karar!
Boşanma süreçleri genellikle sancılı geçer ancak bazen “haklı çıkma çabası” sınırları aşarak suç teşkil eden boyutlara ulaşabiliyor. Bunun son örneği, eşini gizli kamerayla izleyen bir kocanın davasında yaşandı. Yargıtay, özel hayatın gizliliğini ihlal eden bu yöntemle delil toplamanın ağır bir cezası olduğunu tescilledi.
Olayda, boşanma aşamasındaki eşinin hareketlerini takip etmek isteyen şahıs, eve gizli kamera yerleştirdi. Sadece izlemekle kalmayıp elde ettiği görüntüleri boşanma davasında delil olarak sundu ve iddiaya göre bu görüntüleri şantaj amaçlı kullanarak eşinden para talep etti. Yerel mahkemenin başlangıçta verdiği beraat kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. Mahkeme, görüntülerin sadece mahkemeye sunulmadığını, aynı zamanda ifşa edildiğini belirterek sanığa 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bu cezayı hukuka uygun bularak onadı. Kararda, bir kişinin özel alanına müdahale edilerek elde edilen kayıtların “delil” sayılamayacağı ve bu eylemin açıkça suç olduğu vurgulandı. Bu karar, boşanma sürecinde olan çiftler için büyük bir ders niteliği taşıyor: Haklıyken haksız duruma düşmemek için hukuki sınırları aşmamak şart.