Ekonomide Güven Rüzgarı Borsayı Şahlandırdı
Türkiye ekonomisinde son dönemde atılan kararlı adımlar, meyvelerini sermaye piyasalarında vermeye başladı. Bir süredir dezenflasyon süreci ve mali disipline odaklanan ekonomi yönetimi, piyasalara verdiği güven mesajlarının karşılığını Borsa İstanbul’un tarihi zirvesiyle aldı. Haftanın son işlem gününde BIST 100 endeksi, psikolojik sınır olan 13.000 puanı aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini tazeledi.
Faiz İndirimi İvme Kazandırdı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimi hamlesi, piyasalardaki likidite beklentisini güçlendirirken özellikle bankacılık endeksinde doping etkisi yarattı. Faiz oranlarındaki düşüş, şirket değerlemelerinde analistlerin kullandığı iskonto oranlarını aşağı çekerken, model portföylerdeki hedef fiyatların yukarı yönlü revize edilmesini sağladı. Bu durum, yerli ve yabancı yatırımcının hisse senetlerine olan iştahını kabarttı.
Mali Disiplin ve Makro Veriler Umut Veriyor
Sadece para politikası değil, eş zamanlı yürütülen maliye politikası da bu yükselişin arkasındaki temel sütunlardan birini oluşturuyor. Bütçe dengesindeki olumlu seyir ve dezenflasyon sürecine verilen destek, Türkiye’nin risk primini (CDS) Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviye olan 202,7 baz puana kadar çekti. Aynı zamanda TCMB rezervlerinin 205 milyar doları aşarak rekor kırması, TL varlıkların “güvenli liman” algısını pekiştirdi.

Uzman Görüşü: “Yabancı Katılımı Artıyor”
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ekonomist Özlem Derici Şengül, borsadaki yükselişin tek bir nedene bağlı olmadığını vurguluyor. Şengül’e göre, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından beklenen “pozitif görünüm” güncellemeleri ve düzenli hale gelen yabancı sermaye girişi, rallinin en büyük destekçileri. Analistler, düşen petrol fiyatları ve zayıf dolar endeksinin de Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için rüzgarı arkadan estirdiğini belirtiyor.
Sonuç: Yatırımcıyı Ne Bekliyor?
Borsa İstanbul’un 13.030 puan seviyelerini test etmesi, piyasalarda yeni bir yükseliş kanalı açıldığının sinyali olarak kabul ediliyor. Jeopolitik risklerin azalması ve ekonomi yönetiminin rasyonel politikalara sadık kalması durumunda, uzmanlar TL varlıklara olan ilginin orta vadede devam edeceği görüşünde birleşiyor.
Yatırımcılar için artık sadece “getiri” değil, Türkiye ekonomisinin hikayesine olan “güven” ön plana çıkıyor.