Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Aile ve Gençlik Fonu’na petrol ve maden gelirlerinden 10,5 milyar lira aktararak genç çiftlere ve ailelere destek sağladı.
Enerji Kaynaklarından Aileye Dev Destek: Fon Güçleniyor
Türkiye’de aile yapısını desteklemek ve gençlerin geleceğini güvence altına almak amacıyla kurulan Aile ve Gençlik Fonu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan aldığı devasa destekle gücüne güç kattı. Bakanlık, petrol ve maden gelirlerinden sağladığı 10,5 milyar liranın üzerindeki katkı ile fonun kapsamını genişletti ve genç çiftlere yönelik evlilik kredisi gibi önemli desteklerin sürdürülebilirliğini sağladı.
Fonun Kaynağı: Petrol ve Maden Gelirleri
Bu finansal desteğin en dikkat çekici yönü, kaynağının doğrudan ülkenin enerji ve maden zenginliklerinden geliyor olması. Türk Petrol Kanunu ve Maden Kanunu kapsamında elde edilen devlet hisselerinden ve haklarından bir kısmı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) aracılığıyla fona aktarılıyor. Bu mekanizma, doğal kaynaklarımızın getirisinin, toplumsal refahı artırmaya yönelik stratejik bir şekilde kullanıldığını gösteriyor. 2024 yılı itibarıyla fona aktarılan toplam tutarın 10 milyar 583 milyon liraya ulaştığı ve bu miktarın önemli bir bölümünün maden ve petrol kaynaklarından elde edildiği belirtiliyor.

Geleceğe Yatırım: Gençler ve Aileler İçin Yeni Kapılar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamalarına göre, bugüne kadar 56 binden fazla genç çift, Aile ve Gençlik Fonu’ndan faydalanmaya hak kazandı. Bu rakam, fonun toplumsal hayattaki pozitif etkisinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Fonun sağladığı faizsiz evlilik kredileri ve diğer sosyal yardımlar, gençlerin ekonomik engelleri aşarak yuva kurmalarını kolaylaştırıyor.
Bu destek, sadece ekonomik bir yardımın ötesinde, gençlerin sosyal risklere karşı korunması ve aile kurumunun güçlendirilmesi gibi daha geniş hedeflere hizmet ediyor. Enerji gelirlerinden sağlanan bu kaynağın, geleceğin teminatı olan gençlere ve sağlam aile yapılarının oluşmasına yatırım yapması, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından da büyük bir önem taşıyor.