Sanatın ve Kültürün Altın Çağı: Cumhuriyet Tarihinin Rekorları Kırıldı!
Türkiye, kültürel ve sanatsal derinliğini sadece sahnelere değil, rakamlara da yansıtarak dev bir dönüşüme imza atıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, ülkemizin bu alanda sadece bölgesel değil, küresel bir aktör olma yolunda nasıl dev adımlar attığını gözler önüne serdi. 2025 yılı verilerine göre Türkiye; tiyatrodan arkeolojiye, kütüphanecilikten festivallere kadar her alanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı.
Sanat Her Yerde: 2025-2026 Vizyonu
“Sanat Her Yerde” sloganıyla yola çıkan Kültür ve Turizm Bakanlığı, sanatı sadece büyükşehirlerin lüks salonlarına değil, Anadolu’nun her köşesine ulaştırmayı başardı. Devlet Tiyatroları, 2025-2026 sezonunda sahne sayısını 64’e çıkarma hedefiyle halkın sanata olan yoğun ilgisine cevap veriyor. Sadece sahne sayısı değil, koltuk kapasitesindeki %60’lık artış ve kullanım alanındaki %152’lik büyüme, bu başarının tesadüf olmadığını kanıtlıyor.
Arkeolojide “Geleceğe Miras” Dönemi
Türkiye, topraklarının altındaki hazineleri gün ışığına çıkarmada da vites yükseltti. “Geleceğe Miras” projesi kapsamında kazı çalışmaları artık yılın tamamına yayılmış durumda. 255 farklı noktada süren arkeolojik çalışmalarla, geçtiğimiz yıl 15 binden fazla eser bilim dünyasına kazandırıldı. Daha da önemlisi, yurt dışına kaçırılan 13 binden fazla eserimiz, kararlı diplomasi trafiğiyle ait olduğu topraklara geri döndü.

Festivallerle Yaşayan Şehirler
2021 yılında küçük bir adımla başlayan Türkiye Kültür Yolu Festivali, bugün dev bir markaya dönüştü. Onlarca şehirde binlerce sanatçıyı milyonlarca vatandaşla buluşturan bu organizasyon, kültürü yaşayan bir organizma haline getirdi. Gece müzeciliği uygulamasıyla Efes, Side ve Galata Kulesi gibi simge mekanlar, güneş battıktan sonra da ziyaretçilerini ağırlayarak turizmde yeni bir soluk yarattı.
Bilgiye Açılan Kapı: Modern Kütüphaneler
Kütüphaneler artık sadece tozlu rafların olduğu sessiz binalar değil. Rami Kütüphanesi örneğinde olduğu gibi, yılda 3,6 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlayan, binlerce etkinliğe ev sahipliği yapan yaşayan yaşam alanlarına dönüştü. Türkiye, kütüphane kullanım alanını 1 milyon metrekareye çıkarma hedefiyle bilgiye dayalı toplum vizyonunu pekiştiriyor.
Sonuç olarak; Türkiye’nin kültür ve sanat alanındaki bu atağı, sadece rakamsal bir başarı değil, aynı zamanda milli bir hafızanın geleceğe güçlü bir şekilde aktarılmasıdır. Bakan Ersoy’un da vurguladığı gibi; bu rekorlar, Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkma kararlılığının en somut meyvesidir.