İhlallerle Gazze’de Kırılgan Ateşkes Bir Ayını Doldurdu

İhlallerle Gazze'de Kırılgan Ateşkes Bir Ayını Doldurdu

Gazze’de, ABD’nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin üzerinden bir ay geçti. İsrail’in sık sık ihlalleri, yüzlerce sivilin ölümü ve engellenen insani yardımlar.

Birinci Ayın Ardından: Gazze’de Barış Umudu ve Savaşın Kırılgan Gölgesi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik iki yılı aşkın süren soykırımının ardından, ABD Başkanı Donald Trump’ın devreye girmesiyle 10 Ekim’de yürürlüğe giren kırılgan ateşkes, geride bir ayı doldurdu. Ne var ki, bu süre zarfında beklenen kalıcı huzur ortamı ne yazık ki sağlanamadı. İsrail yönetiminin sık sık gerçekleştirdiği ihlaller, anlaşmanın zeminini sarsarken, bölgedeki insani kriz de derinleşmeye devam etti.

Esir Takası Tamamlandı, Güven Sarsıldı

Ateşkesin ilk somut adımı, Hamas ve Tel Aviv arasındaki esir takası oldu. Hamas, anlaşma kapsamında elindeki sağ 20 İsrailli esiri serbest bırakarak Gazze’deki tüm canlı esirleri teslim etti. Buna karşılık İsrail, hapishanelerdeki 2 bine yakın Filistinliyi salıverdi.

Anlaşmanın insani boyutu bununla sınırlı kalmadı: Hamas, çatışmalarda hayatını kaybeden 28 İsrailli esirden 24’ünün cenazesini teslim etti. İsrail de bu jeste karşılık, 330 Filistinlinin naaşını Gazze’ye gönderdi. Ancak, bu adımlar bile İsrail’in kısa süre sonra başlayacak provokasyonları karşısında duyulan güveni tesis etmeye yetmedi.

İsrail’in İhlalleri: Ateşkesi Bozma Girişimleri

Bir aylık süreçte, ateşkesin en büyük tehdidi bizzat İsrail yönetiminden geldi. Tel Aviv, anlaşmayı bozmak için iki kez geniş çaplı saldırı düzenleme girişiminde bulundu.

  1. Refah’taki İlk Kriz: 19 Ekim’de, İsrail ordusu Refah’ta iki askerinin öldürüldüğünü iddia ederek Hamas’ı ateşkesi ihlal etmekle suçladı ve Gazze’ye geniş çaplı saldırılar başlattı. Bu saldırılarda en az 21 Filistinli hayatını kaybetti. Başbakan Binyamin Netanyahu, yardım girişlerinin de askıya alınmasını istedi. Ancak basında çıkan haberlere göre, ABD’nin yoğun baskısı sonucu İsrail geri adım atmak ve saldırıları sonlandırarak ateşkese dönmek zorunda kaldı.
  2. İkinci Kışkırtma Dalgası: İlk saldırıdan yalnızca 10 gün sonra, Netanyahu, Refah’ta bir İsrail askerinin daha öldüğü haberi üzerine yeniden saldırı emri verdi. Bu ikinci dalgada, 45’i çocuk olmak üzere 100’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi. Bölgede ateşkesin tamamen bozulacağı endişesi hakimken, yine ABD’nin devreye girmesiyle İsrail ateşkese uymak durumunda kaldı.

Kanlı Bilanço: Sivillerin Hedef Alınması

Ateşkesin yürürlükte olduğu 10 Ekim’den bu yana geçen bir aylık sürede, İsrail’in devam eden ihlalleri acı bir bilanço ortaya koydu. Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, saldırılarda 241 Filistinli hayatını kaybetti, 619 kişi yaralandı.

Hamas’ın verileri ise tablonun ciddiyetini daha da gözler önüne seriyor:

  • Toplam Can Kaybı: 271 Filistinli
  • Sivil Oranı: Hayatını kaybedenlerin %91’i, yaralıların ise %99’u sivil halktan oluşuyor.
  • Çocuklar ve Kadınlar: Ölenlerin 107’si çocuk, 39’u kadındı.

Bu rakamlar, işgalci İsrail’in saldırılarının sistematik bir intikam niteliğinde olduğunu ve uluslararası hukuku hiçe saydığını kanıtlar nitelikte.

İhlallerle Gazze'de Kırılgan Ateşkes Bir Ayını Doldurdu
İhlallerle Gazze’de Kırılgan Ateşkes Bir Ayını Doldurdu

İnsani Kriz Derinleşiyor: Yardım Engeli Bir Silah Olarak Kullanılıyor

Ateşkes anlaşmasının en kritik maddelerinden biri olan insani yardım girişi konusunda da İsrail, anlaşmaya uymayarak krizi körükledi.

Anlaşma, Gazze’ye her gün 600 tır insani yardım (50’si yakıt) girişine izin verilmesini öngörüyordu. Ancak gerçekler çok farklı:

  • Engellenen Yardımlar: Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), İsrail’in engelleri nedeniyle 6 binden fazla yardım tırının bölgeye girişinin aksadığını belirtiyor.
  • Gerçek Rakamlar: İlk ayda Gazze’ye giren yardım tırlarının sayısı anlaşmada belirtilen oranın üçte birinden daha azdı. Giriş yapan tırların sadece %40’ı gerçek insani yardım iken, %60’ı ticari ürünlerden oluştu ve ticari ürünler dahi “insani yardım” olarak kayıtlara geçirildi.
  • Yaşam Malzemeleri Kısıtlaması: İsrail; kırmızı et, kümes hayvanları ve yumurta gibi temel gıda maddelerinin girişini asgari miktarlarla kısıtladı. En çarpıcı olanı, kış mevsimine girilmesine rağmen çadır ve barınma malzemelerinin bölgeye girişi de engellendi. Ulaştırılan yardımlar, Gazze Şeridi’nin acil ihtiyaçlarının yalnızca yüzde 5’ini oluşturuyor.

BM, insani yardım çabalarının bürokrasi, kilit ortaklara yönelik yasaklar ve güzergâh kısıtlamaları nedeniyle hala engellendiğini ve ekiplerin koordinasyon denemelerinin çoğunun İsrail makamları tarafından reddedildiğini veya saatlerce geciktirildiğini açıkladı.

Gelecek Kaygısı: Uluslararası Baskı Şart

Gazze’deki kırılgan ateşkesin bir ayını geride bırakması, İsrail’in uluslararası anlaşmalara ve hukuka ne kadar saygısız olduğunu açıkça gösterdi. Tel Aviv yönetimi, askeri saldırılarının adını dahi “Diriliş Savaşı” olarak değiştirerek saldırganlığını sürdürme konusundaki kararlılığını sergiledi.

Hamas, arabuluculardan ve uluslararası kuruluşlardan İsrail’e anlaşmaya uyması yönünde acilen baskı yapmalarını talep ediyor. Gazze’ye yardımın hızlandırılması, Refah ve Zikkim sınır kapılarının açılması ve kış şartlarına karşı acil olarak 300 bin çadırın bölgeye ulaştırılması, bölgedeki trajediyi hafifletmek için atılması gereken hayati adımlar olarak önümüzde duruyor. Ateşkesin devam edip etmeyeceği, uluslararası toplumun bu ihlallere karşı göstereceği tavra bağlı olacak.

Paylaş:

Kategorisinden

0 0 votes
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments