Asrın Felaketinin 3. Yılı: Unutmadık, Unutturmayacağız
Takvimler 6 Şubat 2023’ü, saatler ise 04.17’yi gösterdiğinde Türkiye, tarihinin en karanlık sabahına uyandı. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük deprem, sadece binaları değil, milyonların hayallerini ve sevdiklerini de enkaz altında bıraktı. Bugün, o büyük felaketin üzerinden tam 3 yıl geçti. 11 ilde yankılanan “Sesimi duyan var mı?” çığlıkları, yerini bugün derin bir sessizliğe ve hummalı bir yeniden inşa çalışmasına bıraktı.
Acının Bilançosu: 53 Bin 537 Can
Resmi kayıtlara göre 53 bin 537 vatandaşımızı yitirdiğimiz, 107 bin 213 kişinin ise yaralandığı bu felaket, 120 bin kilometrekarelik bir alanda etkili oldu. 14 milyon insanın hayatına dokunan depremler, yaklaşık 40 bin binayı saniyeler içinde yerle bir ederken, 200 binden fazla yapıyı ise ağır hasarlı hale getirdi. Şehirler adeta birer taş yığınına dönerken, Türkiye tek yürek olup asrın dayanışmasını başlattı.
Enkazdan Yükselen Umut: Yeniden İnşa Süreci
Depremin hemen ardından devletin tüm kurumları seferber oldu. 650 binden fazla personelin görev yaptığı bölgede, önce çadırlar sonra konteyner kentler kuruldu. Ancak asıl hedef, kalıcı konutların bir an önce yükselmesiydi.
-
Hızlı Müdahale: Felaketin 18. gününde ilk kalıcı konut temelleri atıldı.
-
Teslimatlar: 3. yıla girerken on binlerce depremzede, modern ve depreme dayanıklı yeni yuvalarına kavuştu.
-
Kültürel Miras: Sadece konutlar değil, Hatay’dan Adıyaman’a kadar yıkılan tescilli vakıf eserleri ve tarihi camiler de aslına uygun şekilde restore edilerek ayağa kaldırılıyor.

11 İlde Hüzünlü Anma
-
yıl dönümünde deprem bölgesi yine dualarla sarsıldı. Kahramanmaraş’taki Kapıçam Mezarlığı’ndan Hatay’daki Asi Nehri kıyısına kadar her yerde hüzün vardı. Saat tam 04.17’de vatandaşlar ellerinde karanfillerle enkaz alanlarında buluştu. İstanbul’da Galata Kulesi’ne yansıtılan farkındalık görselleri ise engelli kalan depremzedelerin mücadelesine ve güvenli yapıların önemine dikkat çekti.
Geleceğe Bakış: Daha Güçlü Şehirler
Geçen üç yıl, Türkiye’ye kentsel dönüşümün ve dirençli şehirlerin hayati önemini bir kez daha hatırlattı. Bölgedeki 3 binden fazla şantiyede binlerce işçi, mühendis ve mimar, Anadolu’nun bu kadim coğrafyasını yeniden cazibe merkezi haline getirmek için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyor.