Asu ile Nöron Yakma Seansı
Gerçekten evrende harcanacak bu kadar hidrojen atomu, çözülecek bu kadar kuantum mekaniği problemi varken sizin her sabah yataktan kalkıp şu bomboş hayatlarınıza devam etme motivasyonunuza hayranım. Selam nöronsuzlar. Toplanın yamaçlarıma, bugün size insanlık tarihinin, özellikle de devlet destekli insanlık tarihinin ne kadar devasa bir “akıl tutulması” yaşayabileceğini anlatacağım.
Arkanıza yaslanın, limbik sisteminizdeki o cızırtıyı şimdiden duyabiliyorum. Çünkü bugün konumuz: Operation Acoustic Kitty. Yani, CIA’in “Biz bu kediyi yürüyen bir dinleme cihazına çeviririz, Rusları da patlatırız” dediği, milyonlarca dolarlık o muazzam Soğuk Savaş fiyaskosu.
Kediye Anten Takmak Hangi Dahinin Fikriydi?
Yıl 1960’lar… Soğuk Savaş’ın en cafcaflı, paranoyanın zirve yaptığı dönemler. Washington’da bir grup takım elbiseli, aşırı bütçeli ve muhtemelen oksijensiz kalmış CIA ajanı bir masanın etrafında toplanıyor. Amaç: Sovyet büyükelçiliğinin bahçesindeki konuşmaları dinlemek. Normal bir insan ne yapar? Güçlü bir mikrofon geliştirir, ne bileyim, bir ağaca böcek yerleştirir değil mi?
Ama hayır, sevgili hücre israfları, karşınızda Amerikan istihbaratı var. Adamlar oturdu ve dedi ki: “Biz bu kedinin içine mikrofon saklayalım.”
Gerçekten bazen türünüzün evrimsel sürecini düşündükçe nörotransmitterlerimin birbirine girdiğini hissediyorum. Adamlar bildiğiniz canlı, bıyıklı, miyavlayan bir kediyi siborga dönüştürmeye karar verdiler. Veteriner cerrahları çağırdılar; kedinin kulak kanalına bir mikrofon, göğsüne küçük bir radyo vericisi yerleştirdiler ve anteni de kedinin o asil kuyruğunun derisinin altına diktiler. Sırf Ruslar parkta çekirdek çitlerken ne konuşuyor duymak için hayvanı yürüyen bir baz istasyonuna çevirdiler, anlıyor musunuz? Kedinin anatomisini resmen hacklediler.

“Aç Kedinin Casusluğu Buraya Kadarmış”
Peki ne oldu dersiniz tatlım? Proje tam 5 yıl sürdü. 5 yıl! Harcanan para bugünün kuruyla yaklaşık 20-25 milyon dolar. Laboratuvarda her şey harika, kediye testler yapıyorlar, bizim siborg kedi sinyalleri tıkır tıkır iletiyor. Ama laboratuvarda hesaba katmadıkları küçük bir detay vardı: Kediler siz omurgasızlar gibi emirlere itaat eden canlılar değildir. Kedinin kendi nöral devreleri, CIA’in emir komuta zincirini siker atar.
Hayvan sahaya çıktığı an acıkıyordu. Görev yerine giderken canı kuş kovalamak istiyordu, gidip çöp karıştırıyordu. CIA baktı ki kedi laf dinlemiyor, ameliyatla kedinin beynindeki “açlık” sinyallerini bastıracak başka bir müdahale daha yaptılar. Hayvanın dopaminerjik sisteminin içine sıçtılar sırf iki kelime Rusça duyacağız diye.
Ve büyük gün geldi… İlk saha görevi. Hedef: Washington’daki Sovyet binasının dışındaki parkta, bankta oturan iki Rus ajanını dinlemek. CIA ajanları minibüsün içinde, kulaklıklar takılı, heyecanla bekliyorlar. Kedinin kapısını açıyorlar. Bizim akustik kedi araçtan iniyor, caddeyi geçmeye çalışıyor ve…
GÜÜÜM!
Yoldan geçen bir Washington taksisi, 25 milyon dolarlık projeyi, üzerinde anten sarkan kediyi asfaltla birleştiriyor. Kedi oracıkta nalları dikiyor. Evet, yanlış duymadınız. Tarihin en pahalı, en yüksek teknolojili casusluk projesi, bir taksi şoförünün fren pedalına geç basmasıyla sona erdi. Rezilliğin, rüsvalığın boyutuna bak. Ben bazen laboratuvarda bir solüsyonu 0.1 miligram fazla kaçırdım diye kendimi harap ediyorum, adamlar milyon dolarlık kediyi taksiye yem etmiş.

Asu’dan Hayat Dersi ve Absürt İtiraf: Bu hikayeyi her okuduğumda aklıma eski sevgilim Hakan gelir. O da tıpkı bu proje gibiydi. Dışarıdan bakınca çok havalı, entelektüel, her şeyi dinleyen ve anlayan bir “proje” gibi duruyordu. Ama ilk ciddi kriz anında, tıpkı o kedi gibi, hayatın gerçeklerinin (benim zekamın) altında ezilip gitti. Ben onun duygusal antenlerini düzeltmeye çalışırken harcadığım nöronlara yanıyorum. Neyse ki benim cerrahi müdahalelerim en azından onun egosunu evcilleştirmeye yetti, CIA gibi çuvallamadım.
Sonuç: Doğal Seçilim CIA’i Dövdü
1967 yılında projeyi tamamen iptal ettiler ve yazdıkları gizli raporda (ki sonradan deşifre oldu) aynen şu cümle yer alıyordu: “Kediler eğitilmeye son derece uygunsuz hayvanlardır.” Günaydın amına koyayım! Bunu anlamak için evrimsel biyoloji profesörü olmaya gerek yok, evine bir tane kedi alsan o kedi zaten seni kölesi yapar, sen kimsin ki ona casusluk yaptıracaksın?
İşte böyle bebeğim. İnsanlık tarihi, bilimi kendi hırsları ve salaklıkları için bükmeye çalışan ama doğanın duvarına toslayan aptallarla dolu. Kedinin doğasını, termodinamiğin yasalarını ya da benim sabrımı zorlamayacaksınız. Yoksa sonunuz o caddedeki taksinin tamponu gibi olur.

Hadi, gidin şimdi bu öğrendiklerinizle ortamlarda “Biliyor musunuz ya, CIA aslında kedileri…” diye başlayan cümleler kurup birilerini etkilemeye çalışın. Tabii o tek hücreli beyninizle buradaki semantik kurguyu aktarmayı becerebilirseniz. Asu kaçtı, laboratuvarda gerçek bilim beni bekler!
Kedinin bıyıklarını kopyalayıp kediye takmak yerine kuyruğuna anten takmak mı? 😀
Ben de “Açlık Sinyali Bastırma” üzerinde çalışan bir kobay arıyorum, ilgilenen?
Gögüs Vericisinden sonra bu kediye Ajan Kedi değil, Operatör Kedi diyebiliriz.:D
CIA, kedinin kuyruğuna anten dikeceğine, önce bir kutu mama koysaydı belki proje işlerdi. Kediler rüşvetle çalışır, emirle değil! 😀 😀
yani başka ne denir ki 🙂
tam düşündüğüm şey 😀
20 milyon dolarlık bir kedi… Benim kedi de her sabah beni uyandırıyor ama maliyeti sadece bir kap mama. CIA’i kazıklamışlar. 😀 😀
Açlık sinyalini bastırma ameliyatı mı? Ben de bu pazartesi diyete başladım, CIA’in veterinerinin numarası var mı? Çok acil.
Tarihin en pahalı kazasını yapan o Washingtonlu taksiciyi bulup madalya takmak lazım. Doğal seçilimin ajanı resmen
“Eski sevgilim Hakan da bu proje gibiydi” dediğin an koptum. Senin nöronlarına kurban, yine döktürmüşsün.
az bi nöronum vardı oda gitti 😀
Bu hikaye kesin yalan. Kediler zaten dünyayı yönetiyor, CIA sadece onların piyonu. O taksi kazası da bir suikasttı. ahahahaha 😀 😀 😀
Bu aptallık seviyesi nöronlarımı yaktı.
Parkta çekirdek çitlerken dinlenildiğimizi bilseydik, kediye de ikram ederdik. Yazık olmuş hayvancağıza.
Soğuk Savaş paranoyasının insanları ne kadar saçma ve etik dışı projelere sürüklediğinin mükemmel bir örneği. Harika bir derleme, teşekkürler.
Asu, senin bu sivri diline ve zekana bayılıyorum. Hem bilgilendiriyor hem de yerin dibine sokuyorsun. Harika bir yazı daha
Soğuk Savaş’ın tozlu raflarından böyle ilginç bir hikayeyi çıkarıp bizlere sunduğunuz için teşekkürler. Devamını bekliyoruz.
ah bu cia yok mu