İsrail’in Yemen’in başkenti Sana’ya düzenlediği hava saldırılarında en az 6 kişi öldü, 86 kişi yaralandı. Bölgedeki gerilim giderek tırmanıyor.
Sana’da Geceyi Aydınlatan Patlamalar
Ortadoğu’nun zaten kırılgan dengeleri bir kez daha sarsıldı. İsrail, Yemen’in başkenti Sana’ya 24 Ağustos gecesi hava saldırısı düzenledi. Resmî açıklamalara göre hedef alınan bölgeler, Husilerin füze ve İHA operasyon merkezleriydi. Ancak saldırı, sadece askeri tesisleri değil, kentin altyapısını ve sivilleri de vurdu.
Anadolu Ajansı’na göre 4 ölü, 67 yaralı bulunurken; Reuters, Al Jazeera ve AP gibi uluslararası kaynaklar 6 ölü, 86 yaralı olduğunu aktardı. Bu tür farklılıklar, savaş bölgelerinden gelen haber akışındaki belirsizliğin somut bir örneği.

Neden Bu Saldırı?
İsrail’in bu operasyonu, Husilerin Ben Gurion Havalimanı’na doğru fırlattığı balistik füze ve ilk kez kullanılan küme mühimmatlı saldırıya misilleme olarak gerçekleşti. Husiler, Gazze’ye destek amacıyla aylardır İsrail’e yönelik füze ve İHA saldırıları düzenliyor. Ancak bu defa kullanılan mühimmat, İsrail açısından “kırmızı çizgi” oldu.
İsrail ordusu, vurulan noktaların “askeri hedefler” olduğunu açıkladı. Buna karşılık Husi yetkililer, saldırıyı “savaş suçu” olarak nitelendirdi ve sivillerin bilerek hedef alındığını savundu.
Hedefler ve Etkiler
Bombardıman sırasında:
-
Başkanlık Sarayı yakınındaki askeri kompleks,
-
Haziz elektrik santrali,
-
Yakıt depoları ve altyapı tesisleri hedef alındı.
Bu da sadece askeri kapasiteyi değil, halkın günlük yaşamını da doğrudan etkiledi. Zira elektrik kesintileri ve yakıt yetersizliği, zaten zor koşullarda yaşayan Yemen halkı için yeni bir krizin kapısını aralıyor.
Daha Geniş Çerçeve
İsrail’in Yemen’e yönelik saldırıları, Ortadoğu’daki gerilimin sadece Gazze veya Lübnan’la sınırlı kalmadığını, bölgesel bir savaşa dönüşme ihtimalini artırıyor. İran destekli Husilerin rolü, Tahran’ın bölgede elini güçlendirirken, İsrail’in misillemeleri çatışmanın sınırlarını daha da genişletiyor.
Uluslararası toplumun tepkisi ise şimdilik “kaygı” açıklamalarından öteye gitmedi. Ancak bölgedeki enerji yolları, Kızıldeniz ticaret rotaları ve küresel güvenlik dengeleri düşünüldüğünde bu çatışmanın uzun vadeli etkileri oldukça kritik.
Değerlendirme
Bu saldırı, bize bir kez daha savaşın sadece cephedeki güçler arasında değil, sıradan insanlar üzerinde de ağır bedellerle yaşandığını hatırlatıyor. İsrail-Husi çatışması, büyük güçlerin bölgesel rekabetinin gölgesinde şekillenirken, ölenler çoğu kez savaşla ilgisi olmayan siviller oluyor.
Gazze, Lübnan, Yemen derken Ortadoğu’da her yeni cephe, insanlık adına daha fazla yıkım anlamına geliyor. Bu nedenle mesele sadece askeri değil, aynı zamanda etik ve insani bir sınav.