Coğrafi İşarette 2025 Raporu: Antalya Başvuruda, Hatay Tescilde Zirvede!
Türkiye’nin bereketli toprakları, binlerce yıllık mutfak kültürü ve el emeği göz nuru ürünleri birer birer kimlik kazanmaya devam ediyor. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (TÜRKPATENT) son verilerine göre, 2025 yılı coğrafi işaret tescillerinde adeta bir “lezzet ve kültür yarışı” yaşandı. Listenin başvuru tarafında turizmin başkenti Antalya bayrağı göğüslerken, tescil sayısında ise gastronomi şehri Hatay rakiplerini geride bıraktı.
Hatay’ın Gastronomi Zaferi: 17 Yeni Tescil
Deprem sonrası yaralarını sarmaya devam eden Hatay, kültürel mirasına sahip çıkarak moral depoluyor. 2025 yılında tam 17 ürününe coğrafi işaret tescili alan Hatay, Türkiye genelinde en çok tescil alan il oldu. Hatay’ın tescil listesine giren dikkat çekici ürünler arasında; bahtenis dolması, halavet kebabı, sakal kaldıran tatlısı, mahluta çorbası ve barburi üzümü yer alıyor. Ayrıca Hatay’ın meşhur Kaytaz Böreği de Avrupa Birliği (AB) nezdinde tescil edilerek uluslararası arenada yerini aldı.
Antalya’nın Başvuru Atağı
Yeni ürünleri tescil sürecine dahil etme konusunda ise en iştahlı şehir Antalya oldu. Gelecek yıllarda tescil sayısını artırmayı hedefleyen Antalya, en çok coğrafi işaret başvurusu yapan il olarak liderliği kimseye bırakmadı. Antalya’yı sırasıyla Afyonkarahisar (22 başvuru) ve Gaziantep (19 başvuru) takip etti.
Türkiye Avrupa Birliği’nde Rekor Kırdı
Sadece yerel değil, küresel ölçekte de büyük bir başarıya imza atıldı. Türkiye, 2025 yılında AB’den aldığı 15 yeni tescil ile yıllık bazda kendi rekorunu kırdı. 2013-2023 yılları arasında toplam 8 olan bu sayı, son iki yıldaki yoğun çalışmalarla hızla yükseldi. Bu durum, Türk ürünlerinin dünyadaki marka değerinin ve ihracat potansiyelinin ne kadar güçlendiğinin en somut kanıtı oldu.

Neden Coğrafi İşaret?
Coğrafi işaretler sadece bir “etiket” değil; ürünün kalitesini, geleneğini ve bölgesel kimliğini koruyan dev bir kalkınma modelidir. Bir ürünün coğrafi işaret alması;
-
Taklitlerinden korunmasını sağlar,
-
Üreticiye ekonomik katma değer katar,
-
Yerel istihdamı ve kırsal kalkınmayı destekler,
-
Tüketiciye ise güvenilir ve geleneksel bir ürün ulaştığını garanti eder.
Bugün itibarıyla Türkiye genelinde tescilli coğrafi işaret sayısı 1819’a ulaşmış durumda. 841 ürün ise tescil sırasını bekliyor. Görünen o ki, Anadolu’nun her köşesinden yeni müjdeler gelmeye devam edecek.