Galakside Gizemli Keşif: 18 Dakikada Bir Gelen Sinyal

Galakside Gizemli Keşif: 18 Dakikada Bir Gelen Sinyal

Galakside Ezber Bozan Keşif: Her 18 Dakikada Bir Tekrarlayan Gizemli Sinyal

Evrenin derinlikleri, insanoğlunun hayal gücünü zorlamaya devam ediyor. Son yılların en heyecan verici keşiflerinden biri, Avustralya’daki gökbilimciler tarafından duyuruldu. Samanyolu Galaksisi’nde, daha önce gözlemlenen hiçbir şeye benzemeyen ve düzenli aralıklarla devasa enerji patlamaları gönderen gizemli bir nesne tespit edildi.

Peki, bu “kozmik fener” aslında ne? Gelin, bilim dünyasını ayağa kaldıran bu keşfin detaylarına birlikte bakalım.

Kozmik Bir Ritim: 18 Dakikalık Periyot

Curtin Üniversitesi ve Uluslararası Radyo Astronomi Araştırma Merkezi (ICRAR) ekibi tarafından keşfedilen bu nesne, tam olarak her 18.18 dakikada bir devreye giriyor. Yaklaşık bir dakika boyunca gökyüzündeki en parlak radyo kaynaklarından biri haline geliyor ve ardından aniden sessizliğe bürünüyor.

Dr. Natasha Hurley-Walker liderliğindeki ekip, bu veriyi Murchison Widefield Array (MWA) teleskobunu kullanarak elde etti. Hurley-Walker’ın ifadesiyle, bu nesne “bir gökbilimcinin gözlem listesinde görmeyi bekleyeceği hiçbir şeye benzemiyor.”

Neden Bu Kadar Şaşırtıcı?

Uzayda düzenli sinyal gönderen nesnelere (pulsarlar veya magnetarlar) alışığız. Ancak bu keşfi benzersiz kılan şey, sinyallerin süresi ve gücü.

  1. Süre: Pulsarlar genellikle saniyeler içinde yanıp söner. Bu nesnenin 18 dakikalık periyodu, “ultra uzun periyotlu” bir cisimle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

  2. Parlaklık: Nesne o kadar güçlü ki, 4.000 ışık yılı uzaklıkta olmasına rağmen radyo dalgaları dünyadaki teleskoplar tarafından çok net bir şekilde yakalanabiliyor.

  3. Polarizasyon: Gelen ışığın son derece polarize olması, nesnenin çok güçlü bir manyetik alana sahip olduğunu kanıtlıyor.

Galakside Gizemli Keşif: 18 Dakikada Bir Gelen Sinyal
Galakside Gizemli Keşif: 18 Dakikada Bir Gelen Sinyal

Uzaylılar mı, Yoksa Bir “Magnetar” mı?

Yeni bir gizemli sinyal keşfedildiğinde akla gelen ilk soru genellikle “Bu bir yapay sinyal olabilir mi?” olur. Ancak bilim insanları bu ihtimalin üzerinde durmuyor. Veriler, bunun tamamen doğal ama çok nadir bir fenomen olduğuna işaret ediyor.

Şu anki baş şüpheli: Ultra Uzun Periyotlu Magnetar. Teorik olarak varlığı daha önce tahmin edilen ama hiç gözlemlenmemiş olan bu nesne, kendi ekseni etrafında çok yavaş dönen, devasa manyetik güce sahip bir ölü yıldız kalıntısı olabilir. Eğer bu kanıtlanırsa, yıldız evrimi hakkındaki ders kitaplarının yeniden yazılması gerekecek.

Gökada Haritamız Değişiyor

Bu keşif, evrende hâlâ keşfetmediğimiz ne kadar çok “tuhaflık” olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Bilim ekibi şimdi arşivleri tarayarak benzer nesnelerin izini sürüyor. Eğer bu “yavaş” magnetarlardan daha fazla bulunursa, galaksimizin enerji dengesini ve yıldızların ölüm süreçlerini çok daha iyi anlayabileceğiz.

Gökyüzüne Bakmaya Devam Edin

Uzay, biz kendimizi en bilgili hissettiğimiz anda karşımıza yeni bir bilmece çıkarmayı seviyor. 4.000 ışık yılı ötedeki bu gizemli parıltı, bize evrenin sessiz olmadığını, aksine keşfedilmeyi bekleyen devasa bir radyo istasyonu olduğunu söylüyor.

Gelecekteki gözlemler bu nesnenin kimliğini netleştirecek olsa da, şimdilik bu “kozmik saatin” neden bu kadar düzenli çalıştığını merak etmeye devam edeceğiz.

Paylaş:

Kategorisinden

0 0 votes
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments