TL ile Dış Ticarette Yükseliş Trendi: İlk Yarı Analizi
Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı ocak-haziran dönemi verileri, küresel korumacılık trendleri ve jeopolitik risklerin gölgesinde, Türk lirasının ticari işlemlerdeki payının istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Yılın ilk yarısında TL ile gerçekleştirilen toplam dış ticaret hacmi, geçen yılın aynı dönemine göre %10,7 artarak 772 milyar 945 milyon liraya ulaştı.
Peki bu büyüme sürdürülebilir bir yapıya mı sahip, yoksa dönemsel etkilerden mi kaynaklanıyor? Rakamların arkasındaki teknik kırılımlara birlikte bakalım.
İhracat ve İthalat Dengesi: Genel Görünüm
Genel dış ticaret dengesine baktığımızda, dolar bazlı ihracatın ilk yarıda yıllık %3,6 artışla 136 milyar 59 milyon dolara ulaştığını görüyoruz. Özellikle haziran ayındaki %21,9’luk sıçrama (25 milyar dolara yaklaşarak tüm zamanların en yüksek haziran ayı rakamı) genel trendi yukarı taşıdı.
TL bazlı ticarete odaklandığımızda ise şu tabloyla karşılaşıyoruz:
Ocak-Haziran Dönemi TL Bazlı Ticaret Değişimi

Teknik Not: TL ile yapılan ihracatın büyüme hızının (%12,1), ithalatın büyüme hızını (%10,3) geride bırakması, yerel para birimiyle ticarette yapısal bir toparlanma eğilimine işaret ediyor. Ancak nominal büyüklük olarak ithalatın halen çok yüksek olması, TL cinsinden dış ticaret açığının sürdüğünü gösteriyor.
Aylık Dinamikler ve Kırılma Noktaları
Yılın ilk yarısındaki aylık seyir, tekdüze bir yükselişten ziyade dönemsel baz etkileri ve takvim etkileriyle şekillendi:
-
Yılın İlk Çeyreği (Ocak-Şubat-Mart): Ocak (%-6) ve şubat (%-2) aylarında TL ile ihracatta gerileme yaşanırken, ithalattaki çift haneli artışlar dikkat çekti. Mart ayıyla birlikte rüzgar tersine döndü ve ihracat %2,6 artışla 31,6 milyar TL’ye ulaştı.
-
Nisan Ayındaki Büyük Sıçrama: Nisan ayı, TL ile ihracatta %57,3’lük olağanüstü bir artışla (38 milyar 212 milyon TL) ilk yarının şampiyonu oldu. Bu dönemde dış ticaret hacmi 145,8 milyar TL’ye kadar tırmandı.
-
Mayıs ve Haziran Dengelenmesi: Kurban Bayramı tatilinin yer aldığı mayıs ayında ihracat %2,7 artarken, ithalatın %8,4 gerilemesi (82,4 milyar TL) dikkat çekiciydi. Haziran ayında ise hem ihracat (%26,6 artış) hem de ithalat (%16,1 artış) güçlü bir geri dönüş yaparak toplam hacmi 144,4 milyar TL’ye taşıdı.
Bir Yorum
Yerel para birimleriyle ticaret, özellikle gelişmekte olan ülkeler için kur riskini minimize etme ve rezerv yönetimini rahatlatma açısından stratejik bir öneme sahiptir.
-
Dolarizasyonun Azaltılması: 773 milyar TL’ye yaklaşan bu hacim, Türkiye’nin dış ticaret partnerleriyle (özellikle bölgesel ticaret ağlarında) TL kullanımını teşvik etme politikasının karşılık bulduğunu gösteriyor.
-
Maliyet Avantajı: İhracatçılarımızın ve ithalatçılarımızın parite dalgalanmalarından (USD/TRY veya EUR/TRY) korunması, fiyatlama davranışlarında daha istikrarlı bir zemin hazırlıyor.
-
Hacim/Değer Paradoksu: TL bazlı ihracatın %12,1 artması sevindirici olsa da, küresel enflasyon ve yurt içi üretici maliyetleri (Yİ-ÜFE) göz önüne alındığında, bu artışın ne kadarının miktar bazlı (reel) ne kadarının fiyat bazlı (nominal) olduğunu ayrıştırmak gerekiyor. Önümüzdeki çeyreklerde reel miktar artışının desteklenmesi şart.
Özetle; TL ile dış ticaret hacminin 6 ayda %10,7 artması makroekonomik istikrar ve “yerel para ile ticaret” vizyonu adına pozitif bir kilometre taşıdır. Yılın ikinci yarısında bu ivmenin korunması, küresel finansal koşullara ve dış talep esnekliğine bağlı olacaktır.