TÜRKİYE’DE HAVAALANI FİYATLANDIRMASI:
KAMUSAL YARAR, SOSYAL ADALET VE POLİTİKA ÖNERİLERİ.
Türkiye’de havaalanları yalnızca ulaşım noktaları değil, aynı zamanda giderek daha fazla tartışma yaratan ekonomik alanlar hâline geldi. Bir bardak suyun, kısa süreli otoparkın ya da basit bir yiyeceğin şehir merkezinin çok üzerinde fiyatlandırılması, bu alanların nasıl yönetildiği sorusunu gündeme taşıyor.
Bu pahalılık yalnızca cebimizi değil; kamusal alan anlayışını, sosyal adalet duygusunu ve kurumlara olan güveni de etkiliyor. Peki havaalanlarındaki bu fiyat politikaları kaçınılmaz mı, yoksa değiştirilebilir mi?

1. Problem Tanımı
Havaalanları, modern toplumlarda yalnızca ulaşım altyapısı değil; aynı zamanda kamusal erişim alanlarıdır. Türkiye’de ise havaalanları giderek:
-
Yüksek fiyatlı ticari merkezlere,
-
Zorunlu tüketimin olduğu,
-
Rekabetin sınırlı kaldığı alanlara
dönüşmüştür.
Özellikle:
-
İçme suyu,
-
Temel gıda,
-
Otopark,
-
Basit hizmetler
gibi insani ihtiyaçların şehir ortalamasının çok üzerinde fiyatlandırılması, kamusal yarar ilkesini tartışmalı hale getirmektedir.
2. Kavramsal Çerçeve
2.1 Kamusal Alan Kavramı
Kamusal alanlar:
-
Gelir düzeyinden bağımsız erişilebilir olmalı,
-
Temel ihtiyaçları makul bedellerle sunmalı,
-
Toplumsal eşitliği desteklemelidir.
Havaalanlarının tamamen ticari mantıkla yönetilmesi, bu tanımla çelişmektedir.
2.2 Zorunlu Tüketim ve Tekel Etkisi
Ekonomik literatürde havaalanları:
-
Alternatifsiz tüketim alanları
-
Doğal tekel benzeri yapılar
olarak değerlendirilir. Bu tür alanlarda fiyatların serbest piyasaya bırakılması, piyasa başarısızlığına yol açabilir.

3. Türkiye’de Mevcut Durumun Yapısal Nedenleri
3.1 Yap-İşlet-Devret (YİD) Modeli
YİD modeli:
-
İşletmecilere yüksek finansman baskısı oluşturmakta,
-
Kira ve hizmet bedellerini yükseltmekte,
-
Bu maliyetleri yolcuya yansıtmaktadır.
3.2 Döviz Bazlı Gelir Beklentisi
Havaalanı işletmeciliğinde fiyatlar:
-
Yerel gelir düzeyine değil,
-
Uluslararası yolcu ve döviz bazlı kârlılık hedeflerine göre belirlenmektedir.
Bu durum, iç hat yolcuları açısından ciddi refah kaybına yol açmaktadır.
3.3 Regülasyon Eksikliği
Temel ihtiyaçlara yönelik:
-
Fiyat üst sınırlarının olmaması,
-
Etkin denetim mekanizmalarının yetersizliği
fiyat artışlarını sınırlayamamaktadır.
4. Sosyal ve Ahlaki Etkiler
Araştırmalar, sürekli algılanan adaletsizliğin:
-
Kurumsal güveni azalttığını,
-
Kurallara uyma motivasyonunu zayıflattığını,
-
Toplumsal yabancılaşmayı artırdığını göstermektedir.
Havaalanlarında yaşanan fiyat adaletsizliği:
-
Sınıfsal ayrışmayı görünür kılmakta,
-
Kamusal alan algısını zedelemekte,
-
“Parası olan erişir” anlayışını normalleştirmektedir.
5. Politika Önerileri
5.1 Temel İhtiyaçlar İçin Fiyat Tavanı
-
İçme suyu
-
Basit gıda
-
Otopark kısa süreli kullanım
için ulusal fiyat tavanları belirlenmelidir.
5.2 Kamusal Hizmet Kotası
Her havaalanında:
-
En az bir “uygun fiyatlı temel ihtiyaç noktası”
zorunlu hale getirilmelidir.
5.3 Kira ve Sözleşme Şeffaflığı
-
Dükkan kiraları kamuoyuna açık olmalı
-
Aşırı kira artışlarına üst sınır getirilmelidir
5.4 Çoklu İşletmeci ve Rekabet Modeli
-
Tek işletmeci yapısı yerine
-
Çoklu, yerel ve kooperatif temelli modeller teşvik edilmelidir
5.5 Bağımsız Denetim Mekanizması
“Havaalanı Tüketici ve Fiyat Denetim Kurulu” oluşturularak:
-
Şikâyetler hızlı değerlendirilmelidir
-
Fahiş fiyatlara yaptırım uygulanmalıdır
6. Beklenen Etkiler
Bu politikaların uygulanması halinde:
-
Yolcu memnuniyeti artar
-
Toplumsal adalet algısı güçlenir
-
Kurumlara duyulan güven yükselir
-
Uzun vadede sürdürülebilir bir işletme modeli oluşur

Havaalanlarındaki yüksek fiyatlar, sadece serbest piyasanın doğal bir sonucu değildir; aynı zamanda bilinçli politika tercihlerinin ürünüdür. Regülasyonun zayıf olduğu, kamusal yararın geri plana itildiği her alanda olduğu gibi, bedeli yine vatandaş ödemektedir.
Oysa temel ihtiyaçlara fiyat tavanı, kira şeffaflığı ve etkin denetim gibi adımlar, hem işletme sürdürülebilirliğini hem de toplumsal adalet duygusunu birlikte güçlendirebilir.
Havaalanları, yalnızca kâr üreten ticari merkezler değil; toplumun vicdanını yansıtan kamusal alanlardır. Bu alanlarda kurulacak denge, sadece bugünün yolcusunu değil, yarının toplumsal güvenini de belirleyecektir.
Yolcuların güvenlik nedeniyle dışarıdan sıvı veya yiyecek getirememesi, içerideki işletmeleri alternatifsiz kılıyor. Rekabetin olmadığı bir ortamda serbest piyasa mantığı yolcu aleyhine işliyor. En azından temel ihtiyaç ürünleri (su gibi) için tavan fiyat uygulaması getirilmesi en makul ve hızlı çözüm olacaktır.
Havaalanları ülkelerin vitrinidir ancak fahiş fiyatlar yolcu memnuniyetini ciddi şekilde zedeliyor. Sadece kâr odaklı bir yaklaşım yerine, havaalanı yönetimlerinin belirli bölgelerde uygun fiyatlı ‘ekonomik menü’ noktaları oluşturması hem turizm imajını güçlendirir hem de her bütçeden yolcuya hitap eder.
uçak yolculuğu lüks olmaktan çıkmışken kantin fiyatlarının hala lüks segmentte kalması büyük bir çelişki.
Aç gözlülük ve ahlaksızlığı da ben ilave edeyim .