AP’nin Kıbrıs Kararına Ankara ve Lefkoşa’dan Sert Tepki: “Yok Hükmündedir”
Uluslararası diplomaside Kıbrıs meselesi, Avrupa Parlamentosunun (AP) aldığı tartışmalı bir kararla yeniden ısındı. Avrupa Parlamentosunda kabul edilen ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yönelik ağır suçlamalar barındıran Kıbrıs konulu karara, Ankara ve Lefkoşa cephesinden çok sert ve net bir yanıt geldi: “Bu karar bizim için yok hükmündedir.”
Dışişleri Bakanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, arka arkaya yaptıkları yazılı açıklamalarla AP’nin tarafsızlığını tamamen yitirdiğini ve Rum lobisinin güdümüne girdiğini vurguladı.
Ankara: “Söz Konusu Karar Alçakça Bir İftiradır”
Dışişleri Bakanlığı, AP’nin karar metninde Türk askerine yönelik yer alan ifadeleri “asılsız ve akıl dışı” olarak nitelendirdi. Kararın tarihi gerçeklerden tamamen kopuk olduğunu belirten bakanlık, AB kurumlarının Kıbrıs politikasını şu sözlerle eleştirdi:
“Alçakça iftiralar barındıran söz konusu karar, Avrupa Birliği’nin ve özelde Avrupa Parlamentosu’nun, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak belirli çevrelerin güdümüyle benimsediği yanlı ve çarpık yaklaşımın son örneğini teşkil etmektedir.”
Bakanlık, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın duruşuna tam destek verdiklerini belirterek, AB’nin tarafsızlıktan uzaklaşan bu tutumunun endişe verici olduğunu kaydetti.
KKTC’den Tarihi Hatırlatma: “1974 Müdahalesi Meşrudur”
Karara en sert tepkilerden biri de şüphesiz doğrudan hedef alınan KKTC’den geldi. KKTC Dışişleri Bakanlığı, AP’nin dünyayı kandırmaya yönelik Rum propagandasına alet olduğunu ifade ederek kararı şiddetle kınadı.
Açıklamada, adadaki barışın ve Kıbrıs Türklerinin varlığının TSK sayesinde korunduğu hatırlatılarak tarihi sürece dikkat çekildi:
-
15 Temmuz 1974: Yunanistan ve Kıbrıslı Rum işbirlikçiler, Kıbrıs Türklerini yok etmek amacıyla kanlı bir darbe gerçekleştirdi.
-
20 Temmuz 1974: Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan yasal hak ve yükümlülüklerini kullanarak Ada’ya meşru bir askeri müdahalede bulundu.
-
Sonuç: Türk ordusunun bu harekatı, sadece Kıbrıs Türklerinin can güvenliğini sağlamakla kalmadı, adadaki toplu katliamların da önüne geçti.

Diplomatik Çabalar Görmezden Gelindi
KKTC tarafı, bu kararın alınmaması için ciddi bir diplomatik çaba yürütüldüğünü de ilk kez paylaştı. KKTC Cumhuriyet Meclisi’ndeki kadın milletvekillerinin, oylama öncesinde AP İlgili Komite Başkanı’na mektuplar göndererek adadaki gerçekleri şeffaf bir şekilde aktardığı belirtildi.
Buna rağmen kararın kabul edilmiş olması, KKTC standardında şu yalın gerçeği bir kez daha ortaya koydu: Avrupa Birliği ve kurumları, Kıbrıs konusunda artık bir hakem değil, tamamen Rum tarafının sözcüsüdür.
Sonuç: AP’ye Tarihi Gerçeklere Saygı Çağrısı
Hem Türkiye hem de KKTC, Kıbrıs Türk halkının iradesini ve özden gelen haklarını yok sayan bu tür kararların hiçbir meşruiyeti olmadığını net bir şekilde ilan etti. İki ülkeden de Avrupa Parlamentosuna ortak bir çağrı yapıldı: Tek taraflı yaklaşımlardan vazgeçin, Kıbrıs meselesini siyasi bir propaganda malzemesi yapmayın ve adadaki mevcut tarihsel gerçekliğe saygı gösterin.