MİT’ten Tarihi Paylaşım: 91 Yıl Önceki “Gizli Mektup Açma” Formülü Gün Yüzüne Çıktı
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türk istihbarat tarihinin tozlu sayfalarından heyecan verici bir belgeyi kamuoyuyla paylaştı. MİT’in resmi internet sitesinde yer alan “Özel Koleksiyon” arşivine eklenen 1933 yılına ait bir rapor, dönemin istihbaratçılarının gizli yazışmaları deşifre etmek için kullandığı kimyasal yöntemleri gözler önüne seriyor.
Üzerinde kırmızı harflerle “Bizzat açılacaktır” ibaresi bulunan 91 yıllık belge, hem dönemin ajanlık tekniklerini hem de Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki istihbarat disiplinini belgeliyor.
1933 Yılından Günümüze Ulaşan “D Şubesi” Raporu
Söz konusu belge, 27 Ağustos 1933 tarihinde Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti’ne (MAH) bağlı Teknik Destek birimi olan D Şubesi tarafından hazırlanmış. İstanbul B Amirliği’ne gönderilen bu gizli yazıda, zarf açıp kapama ve kağıt üzerindeki görünmez/gizli yazıları deşifre etme süreçleri detaylandırılıyor.
Raporda, 230 numaralı posta kutusundan alınan ve “Lüsi” imzalı bir mektubun deşifre edilme süreci şöyle aktarılıyor:
“230 numaralı posta kutusuna gelen ve açılmak üzere Riyasete gönderilen mektup D. Şubesinden alınan notta yazılan usulle açılmıştır. İki sahifeden ibaret olan bu mektubun ilk sayfası üzerinde tecrübe yapıldığı için yazılar kısmen gaip olmuştur. Okunabilen kısımdaki kelimelerin manalarıyla ikinci sayfanın tercümesi ilişik olarak gönderilmiştir. Burada tercüme edilen mektupta Lüsi imzası bulunmakta olduğundan, mektup sahibinin Lucci Vidman olmasına ihtimal verilmektedir…”

İşte 91 Yıllık Ajanlık Formülü: Demir Klorür ve Damıtılmış Su
Belgenin en dikkat çekici kısmı ise şüphesiz en altında “Not” başlığıyla verilen özel reçete. Dönemin saha elemanlarına, bir daha benzer bir gizli yazışmayla karşılaşmaları halinde uygulamaları gereken kimyasal karışım şu şekilde tarif ediliyor:
-
10 gram perchlorür de fer (Demir Klorür)
-
90 gram maimukattar (Damıtılmış Su)
Kimyasal İşlem Nasıl Uygulanıyordu?
Teknik raporda sadece karışım oranı verilmekle kalmayıp, işlemin başarısı için kritik bir püf noktası da eklenmiş:
“Elde edilen mahlül bir küvete konularak kağıt aynen fotoğraf kağıdı gibi bunda banyo edilmelidir. Fırça ile sürmek iyi netice vermez.”
Bu detay, 1930’lu yıllarda Türk istihbaratının belgedeki izleri bozmamak adına karanlık oda ve fotoğraf banyosu tekniklerinden faydalandığını açıkça gösteriyor.
MİT “Özel Koleksiyonu” Tarihe Işık Tutuyor
MİT’in resmi web sitesindeki “Belgeler” sekmesinde belirli aralıklarla yayımlanan bu arşivler, sadece birer tarihi evrak olmanın ötesinde, Türkiye’nin istihbarat hafızasını ve teknik evrimini anlamak açısından büyük önem taşıyor. 91 yıl öncesine ait bu gizli mektup açma formülü de Teşkilat’ın kurumsal geçmişindeki teknolojik ve metodolojik yetkinliği bir kez daha kanıtlıyor.