Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) GİB Portal, 2025 vergilendirme dönemine ait gelir ve kurumlar vergisi rekortmenlerini duyurdu. Açıklanan tablolar, Türkiye ekonomisinin dinamiklerini ve ihracata dayalı büyümenin kamu finansmanına sunduğu devasa katkıyı bir kez daha net biçimde gözler önüne seriyor.
Vergi Rekortmenleri Listesinde İhracat Rüzgarı
Türkiye’nin en çok gelir vergisi ödeyen isimlerinde zirve bu yıl da şaşırtmadı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar 2 milyar 991 milyon TL’lik vergi beyanıyla ilk sırada yer alırken, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar 2 milyar 502 milyon TL ile ikinci sıradaki yerini korudu. İki liderin üst üste 5’inci kez zirvede yer almasının ardındaki ana motor ise şüphesiz SİHA ihracatındaki küresel başarı oldu.
Gelir Vergisinde İlk Sıradaki Mükellefler
Savunma sanayiindeki millileşme hamlesi, şahsi vergi matrahlarına doğrudan yansıdı. Şirketin hiçbir devlet hibesi veya sipariş garantisi almadan, öz kaynaklarıyla finanse ettiği AR-GE yatırımları, 2,2 milyar dolarlık ihracat rekoruyla devasa bir katma değere dönüştü.
| Sıra | Mükellef / Kurum | Vergi Tutarı (TL) |
| 1 | Selçuk Bayraktar | 2.991.536.000 TL |
| 2 | Haluk Bayraktar | 2.502.027.000 TL |
| 3 | M. Rahmi Koç | 830.795.072 TL |
Listenin devamında Koç Holding Şeref Başkanı Mustafa Rahmi Koç 830,7 milyon TL ile üçüncü sırada yer alırken, dördüncü sırayı Mehmet Sinan Tara aldı. Öte yandan ilk 100 gelir vergisi mükellefinin 78’inin adını gizli tutmayı tercih etmesi de dikkat çeken bir diğer ayrıntı oldu.
Kurumlar Vergisinde Finans Sektörü Ağırlığı
Kurumlar vergisi tarafında ise resmi verilere göre Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası 70,3 milyar TL tahakkuk eden vergiyle liderliği göğüsledi. Finans sektörünün dominant yapısı ilk 10’daki banka sayılarıyla kendini hissettirirken; LC Waikiki, Allianz Sigorta ve Emin Evim gibi kurumlar da farklı sektörlerden öne çıkan isimler arasında yer buldu.

Büyüme Modeli Vergi Rekorlarını Nasıl Etkiliyor?
Son veriler bize açıkça gösteriyor ki; sadece iç pazara dayalı büyüme modelleri sürdürülebilir kamu geliri yaratmakta yetersiz kalıyor. Baykar örneğinde görüldüğü gibi, cirosunun %90’ını ihracattan elde eden ve yüksek teknoloji üreten yapılar, doğrudan ülkenin vergi tabanını genişletiyor. 2021’den bu yana ödenen vergilerdeki 18 katlık dev artış, sermaye birikiminin küresel rekabet üzerinden sağlandığında ne kadar güçlü bir ekonomik kaldıraç oluşturduğunun kanıtıdır. Finans sektörünün kurumlar vergisindeki baskınlığı devam etse de ihracata dayalı teknoloji üretimi, şahsi gelir vergisi liginde kuralları yeniden yazmaya başladı.