81 İlde Sahte Gıda Çetelerine Eş Zamanlı Darbe: 61 Milyon Liralık Vurgun Engellendi
Mutfağımıza giren ekmekten soframıza gelen zeytinyağına, günlük tükettiğimiz gıdalardan takviye edici ürünlere kadar doğrudan halk sağlığını hedef alan sahtekarlara karşı cumhuriyet tarihinin en kapsamlı saha temizliklerinden biri gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü dev operasyonla, vatandaşı zehirleme pahasına haksız kazanç sağlayan sahtecilik ağlarına ağır bir darbe indirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ve Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düğmeye basılan “Gıda Güvenliği” operasyonları, 81 ilin tamamında eş zamanlı olarak sahaya yansıtıldı.
3 Bin 50 Personelle 1908 Adrese Eş Zamanlı Baskın
Halkın güvenilir gıdaya erişimini teminat altına almak, taklit ve tağşiş edilmiş ürünlerin mutfaklara girmesini engellemek ve sahte marka, etiket veya ambalajlarla piyasaya sürülen ürünleri tespit etmek amacıyla başlatılan operasyonda tam anlamıyla ordu gibi bir saha ekibi görev yaptı.
İl emniyet müdürlüklerine bağlı güvenlik şube müdürlükleri bünyesinde yetişmiş 1700 fikri mülkiyet suçları personeli ile Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerinde görevli 1350 uzman denetçi bir araya geldi. Toplamda 3 bin 50 kişilik dev saha gücü, önceden istihbarat çalışması tamamlanan 1908 adrese eş zamanlı baskın düzenledi.
61 Milyon Liralık Devasa Sahtecilik Ağı İfşa Oldu
Gerçekleştirilen arama ve denetimlerde, piyasaya sürülmeye hazır ya da üretim aşamasında olan sahte gıda, merdiven altı içecek ve içerik maddeleri tahrif edilmiş takviye edici ürünler ele geçirildi. Bunun yanı sıra, vatandaşın güvendiği markaların birebir kopyalandığı binlerce ambalaj, dolum ünitesi ve etiketleme materyaline el konuldu.
Ele geçirilen gayriresmî ve sahte gıda stokunun piyasa değerinin yaklaşık 61 milyon lira olduğu açıklandı. Suç organizasyonları içerisinde yer aldığı ve halk sağlığını hiçe sayarak merdiven altı üretim gerçekleştirdiği tespit edilen 73 şüpheli hakkında derhal adli işlem başlatıldı.
Bakanlık yetkilileri, tüketicileri aldatan ve insan sağlığını riske atan her türlü korsan ve sahte üretim merkezine karşı mücadelenin tavizsiz bir şekilde sürdürüleceğini, 81 ildeki denetim zincirinin kesintisiz devam edeceğini bildirdi.

Değerlendirme
Mutfak masamıza gelen her gıdanın güvenliği, bir toplumun sadece bugünkü sağlığıyla değil, geleceğiyle ve nesil emniyetiyle doğrudan ilgilidir. Son dönemde enflasyonist ortamın yarattığı fiyat hassasiyetini fırsat bilen merdiven altı odakların, markaların ambalajlarını birebir taklit ederek kimyasal katkılı ve hijyenden uzak ürünleri piyasaya sürme cüreti ciddi boyutlara ulaşmıştı. 81 ilde 3 binden fazla personelin katılımıyla gerçekleştirilen bu operasyon, devletin “sağlığımızla oynayanlara sıfır tolerans” iradesini sahada somut bir şekilde göstermesi açısından son derece kıymetlidir.
Ancak 61 milyon liralık devasa bir hacmin tespit edilmiş olması, sahteciliğin ne kadar organize ve geniş bir ağa yayıldığını da açıkça kanıtlıyor. Polisin ve gıda kontrolörlerinin sahadaki kararlı baskınları kesinlikle caydırıcıdır; fakat bu adli süreçlerin caydırıcı cezalarla desteklenmesi, faillerin sadece para cezalarıyla değil, insan hayatını kasten tehlikeye atmaktan ağır yaptırımlarla karşılaşması şarttır. Vatandaş olarak bizlere düşen görev ise etiketi, ambalajı veya fiyatı şüphe uyandıran ürünleri sorgulamak ve bu tür sahtecilik odaklarını anında yetkili mercilere bildirmektir. Güvenilir gıda, erteleyebileceğimiz veya lüks görebileceğimiz bir seçenek değil, en temel insan hakkımızdır.