Ahlaksızlık mı Medeniyeti Ayakta Tutar? Mandeville Haklı mı?

Three monkeys covering their eyes, ears, and mouth.

“Eğer herkes ahlaklı olsaydı toplum çökerdi.”
Bu cümle ilk duyulduğunda bir internet trolünün provokasyonu gibi gelir. Oysa bu fikir, 18. yüzyılda yaşamış bir filozof olan Bernard Mandeville’e aittir. Arıların Masalı adlı eserinde Mandeville, insan doğasına dair rahatsız edici ama bir o kadar da gerçekçi bir iddia ortaya atar: Toplumlar erdem sayesinde değil, kusurlar sayesinde ayakta durur.

Bu yazıda Mandeville’in bu kışkırtıcı tezini günümüz dünyasına taşıyacak; kapitalizm, tüketim kültürü, sosyal medya ve modern ekonomi üzerinden yeniden düşüneceğiz.

yellow and black bee on yellow surface
Günümüz Kapitalizmi: Arı Kovanı “çalışmaya devam”

Bir Provokasyon Olarak Arıların Masalı

Mandeville toplumu bir arı kovanına benzetir. Bu kovandaki arılar:

  • Bencildir

  • Açgözlüdür

  • Gösteriş meraklısıdır

  • Kıskançtır

Ancak kovan zengindir, üretkendir ve güçlüdür. Çünkü her bireyin kişisel arzuları, farkında olmadan kolektif bir düzen yaratır. Kıskançlık modayı doğurur, hırs yeniliği zorlar, açgözlülük ticareti büyütür.

Masalda bir gün arılar Tanrı’ya dua eder: “Bizi ahlaklı yap.” Dua kabul edilir. Herkes dürüst, kanaatkâr ve erdemli olur. Sonuç ise felakettir. Lüks tüketim biter, üretim durur, ticaret çöker. Kovan ahlaklıdır ama fakirdir.

Three monkeys covering their eyes, ears, and mouth.
Ahlaklı Bir Dünya Neden Fakir Olabilir?

Mandeville Ne Söylüyor, Ne Söylemiyor?

Burada kritik bir ayrım vardır. Mandeville:

  • “Ahlaksız olun” demez

  • “Ahlaksızlık iyidir” demez

O sadece şunu söyler: İnsan davranışlarını yönlendiren temel güç çoğu zaman erdem değil, çıkardır. Bu tespit bir ahlak çağrısı değil, bir toplumsal analizdir.

Günümüz Kapitalizmi: Arı Kovanı Hâlâ Ayakta mı?

Bugün Mandeville’in anlattığı kovanın modern karşılığı:

  • Reklam sektörü

  • Sosyal medya

  • Tüketim kültürü

Instagram’da gördüğümüz “kusursuz hayatlar” kıskançlığı körükler. Kıskançlık tüketimi artırır. Daha iyi telefon, daha pahalı araba, daha lüks tatil arzusu ekonomiyi döndürür.

Kimse “toplum gelişsin” diye alışveriş yapmaz. İnsanlar kendileri için ister. Ama sonuçta sistem kazanır.

Sosyal Medya ve Kıskançlık Ekonomisi

Influencer ekonomisi bunun en net örneğidir. İnsanlar başkalarının hayatlarını izler, kıyaslar ve tüketir. Bu döngü ahlaki açıdan tartışmalı olabilir ama ekonomik açıdan son derece verimlidir.

Mandeville bugün yaşasaydı muhtemelen şunu söylerdi: “Bu bir arı kovanı ve arılar hâlâ çalışıyor”

Ahlak Olmadan Sistem Yürür mü?

İşte Mandeville’in en çok eleştirildiği nokta burasıdır. Tamamen ahlaksız bir toplum:

  • Güveni yok eder

  • Hukuku zayıflatır

  • Ekonomiyi kırılgan hale getirir

Bugün en güçlü ekonomilerin ortak özelliği yalnızca hırs değil, asgari güven ve hukuk düzenidir. Yani mesele ahlakın varlığı değil, dozudur.

Sonuç: Gerçek Denge Nerede?

Mandeville haklıydı: İnsan kusurları medeniyetin motorudur.
Ama eksikti: Kusurlar tek başına yeterli değildir.

Modern toplumlar şunu kanıtladı:

  • Hırs ilerletir

  • Güven yaşatır

Ahlaksızlık tek başına kaos getirir, saf erdem ise durgunluk. Medeniyet ise tam bu ikisinin arasındaki ince dengede ayakta durur.

Belki de asıl soru şudur:
Biz ne kadar kusura tahammül edebiliriz, ne kadar erdemi kaldırabiliriz?

Paylaş:

Kategorisinden

5 2 votes
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
3 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
İsmail ali şahin
İsmail ali şahin
8 gün önce

Denge şart

Hasan
Hasan
8 gün önce

Hocam hiçbişey anlamadım ama siz yazdıysanız doğrudur

Alisayit kazak
Alisayit kazak
7 gün önce

Çok doğru .