Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’nın Yazılış Hikayesi

Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı'nın Yazılış Hikayesi

Bir Milletin Kalp Atışı: İstiklal Marşı’nın Yazılış ve Kabul Öyküsü

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren İstiklal Marşı, kabulünün üzerinden geçen bir asrı aşkın süreye rağmen hala her mısrasıyla aynı heyecanı yaşatıyor. Peki, bu muazzam eser hangi şartlar altında yazıldı? Meclis tutanakları, o günlerin ruhunu nasıl yansıtıyor? İşte adım adım İstiklal Marşı’nın doğuşu.

Yarışmanın Başlangıcı: 724 Şiir Arasından Bir Cevher Aramak

1920 yılının sonlarına gelindiğinde, Milli Mücadele’nin ruhunu yansıtacak, orduya ve millete moral verecek bir milli marş ihtiyacı hasıl oldu. Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı) bir yarışma açtı. Yarışmaya tam 724 şiir katıldı. Ancak dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’e göre, gelen şiirlerin hiçbiri o büyük ruhu tam olarak yansıtmıyordu.

Mehmet Akif’in “Asil” Direnişi

Herkesin gözü “İslam Şairi” olarak bilinen Mehmet Akif Ersoy’daydı. Ancak Akif, yarışmaya katılmayı reddediyordu. Sebebi ise konulan 500 liralık ödüldü. O dönemde ciddi maddi zorluklar çeken, kışın giyecek bir paltosu dahi olmayan Akif, “Milletin marşı para ile yazılmaz” diyerek kalemini oynatmıyordu.

Hamdullah Suphi’nin ricası ve ödülün hayır kurumuna bağışlanabileceği güvencesiyle Akif, Ankara’daki Taceddin Dergahı’na kapandı. Tutanaklara ve şahitliklere göre; bazı mısralar o kadar şiddetli geliyordu ki, kağıt bulamadığında duvarlara kazıyordu.

Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı'nın Yazılış Hikayesi
Mehmet Akif Ersoy ve İstiklal Marşı’nın Yazılış Hikayesi

12 Mart 1921: Meclis Salonunda Yükselen Gür Ses

İstiklal Marşı, ilk kez 1 Mart 1921’de meclis kürsüsünden okundu. Hamdullah Suphi Bey, Akif’in şiirini okurken meclis adeta sarsıldı. Milletvekillerinin “Bir daha! Bir daha!” nidaları arasında marş tam üç kez okundu.

12 Mart’taki oturumda ise tarihi an yaşandı. Diğer 6 finalist şiirle birlikte oylamaya sunulan Akif’in eseri, “Ekseriyet-i Azime” (Büyük Çoğunluk) ile milli marş olarak kabul edildi. Tutanaklarda, milletvekillerinin marşı ayakta dinlediği ve gözyaşlarını tutamadığı not düşülmüştür.

“Allah Bir Daha Bu Millete İstiklal Marşı Yazdırmasın”

Mehmet Akif, kazandığı 500 liralık ödülü tek bir kuruşuna dokunmadan fakir kadın ve çocuklara iş öğreten Darülmesai vakfına bağışladı. Kendisine yöneltilen “Yeniden yazılamaz mı?” sorularına ise o meşhur ve sarsıcı cevabı verdi:

“O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır.”

Paylaş:

Kategorisinden

0 0 votes
Konuyu Değerlendir
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments