Funda Arar’dan Ezber Bozan İtiraf: “Haluk Levent’e İlk Başta Güvenmedim!”
Müzik dünyasının güçlü sesi Funda Arar, son dönemde magazin gündemine adeta bomba gibi düşen açıklamalarıyla hepimizi bir anlığına durup düşündürdü. Katıldığı bir programda son derece içten ve filtresiz konuşan ünlü sanatçı, Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent hakkındaki hislerini ilk kez bu kadar net paylaştı.
Peki, işin aslı neydi?
“Bir Kuruş Bile Yatırmadım” – Peki Neden?
Toplum olarak zor zamanlarda kenetlenmeyi çok iyi biliyoruz, değil mi? Ancak yardımın yöntemi konusunda herkesin kendine göre bir doğrusu var. Funda Arar da tam olarak bu noktaya parmak basıyor. Ahbap Derneği’ne bugüne kadar tek bir kuruş bile bağış yapmadığını açık yüreklilikle dile getiren Arar, yardım etmeyi bırakmadığını ama bunu kendi elleriyle, doğrudan ihtiyaç sahibine ulaştırmayı seçtiğini söyledi.
“Yardımlarımı her zaman kendim yaptım. Derneğe bir kuruş bile yatırmadım.”
Aslında bu yaklaşım pek çoğumuza tanıdık gelecektir. Kurumlara bağış yapmaktansa, el uzatacağı insanı gözüyle görmek isteyenlerin sayısı az değil. Arar da bu kişisel tercihinin arkasında durduğunu net bir şekilde gösterdi.

Sektör Söylentileri ve Güven Meselesi
İtirafın en çok konuşulan kısmı ise şüphesiz Haluk Levent ile ilgili olanıydı. Funda Arar, Haluk Levent’e ilk zamanlarda oldukça mesafeli durduğunu saklamadı. Müzik sektöründe kulağına gelen bazı konuşmalar nedeniyle başlarda bir güven sorunu yaşadığını samimiyetle anlatan sanatçı, zamanla yapılan büyük işleri ve halkın desteğini görünce bu önyargısının kırıldığını belirtti.
Binlerce insanın tek bir çatı altında toplandığını görünce, “Böylesine devasa bir organizasyonda kötü bir şey olamaz” diye düşündüğünü ekledi.
Deprem Yardımları ve Kalp Kırıklığı
Biliyorsun, 6 Şubat depremleri hepimizin yüreğinde derin yaralar açtı. Funda Arar da bu süreçte yaşanan tartışmalardan son derece rahatsız olmuş. Felaketin ardından yürütülen yardım faaliyetleriyle ilgili ortaya atılan iddiaların kendisini derinden üzdüğünü belirten güzel sanatçı, böyle acı zamanlarda tartışmaların değil, sadece ve sadece yaraları sarmanın öncelik olması gerektiğinin altını çizdi.
İnsanların en çok güvene ihtiyaç duyduğu anlarda yaşanan bu çalkantıların toplumsal hafızada yarattığı tahribat ortada. Arar’ın bu duruşu, yardım kültürümüz ve güven duygumuz üzerine hepimizin yeniden düşünmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yardımları doğrudan kendimiz mi ulaştırmalıyız, yoksa büyük sivil toplum kuruluşlarına mı güvenmeliyiz?