Ezgi Mola Setten Kalktı, Mekana Geçti: Reklam Yüzü de Kendisi!
Ezgi Mola’ya bak sen…
Biz kendisini yeni bir dizi, film, set haberiyle beklerken hanımefendi “Ben biraz başka tarafa geçiyorum” deyip Alaçatı’da işletmeciliğe girişmiş.
Oyunculuğa kısa bir ara veren Ezgi Mola, yakın arkadaşı Bengi Apak’la birlikte Alaçatı’da yeni bir mekan açmış.
Yani kadın kariyer değiştirmedi hayatım, kariyerine yazlık kat çıkmış.
Şimdi buraya kadar gayet normal.
İnsan yıllarca sette sabahın köründe kalkıp aynı sahneyi on yedi kere çekince bir noktada “Ben gidip kendi mekanımda oturayım” diyebilir. Saygı duyuyorum.
Ama benim hoşuma giden asıl detay başka.

PATRON DA EZGİ, REKLAM YÜZÜ DE EZGİ
Ezgi Mola yeni mekanını sosyal medya hesabından tanıtırken özetle “Mekan benim, reklam yüzü de ben olabilirim” demiş.
İşte buna kurumsal tasarruf denir.
Reklam ajansı yok.
Casting yok.
“Markanın yüzü kim olsun?” toplantısı yok.
Toplantıya Ezgi giriyor, Ezgi karar veriyor, kampanyada yine Ezgi oynuyor.
İnsan Kaynakları departmanı muhtemelen aynaya bakıyor.
Bence gayet mantıklı.
Elinde memleketin tanıdığı Ezgi Mola varken gidip ayrıca reklam yüzüne para vermek, evde kahve makinesi varken aşağıdaki kafeden 280 liraya latte söylemek gibi bir şey.
Kız kendi şöhretinin KDV’sini kendi kesiyor.
ALAÇATI’DA YENİ SEZON: EZGİ MOLA İŞLETMECİLİK EVRENİ
Mekanın Alaçatı’da olması da beni hiç şaşırtmadı.
Çünkü Türkiye’de ünlülerin yazlık kariyer planlamasında bazı değişmez maddeler vardır:
Bir: Bodrum.
İki: Alaçatı.
Üç: “Aslında uzun zamandır hayalini kuruyordum” cümlesi.
Dört: Instagram’da gün batımında mekan videosu.
Biz şu anda ikinci maddeden ilerliyoruz.
Üstelik Ezgi Mola’nın işletmecilik dünyası tamamen yabancı olduğu bir alan da değil. Dolayısıyla bunu “Oyunculuğu bıraktı, bambaşka insan oldu” diye anlatmanın alemi yok.
Kadın oyunculuğu çöpe atıp POS cihazına sarılmadı.
Sadece setlere kısa süreliğine mola verip başka bir işine ağırlık veriyor.
Aradaki fark önemli şekerim. Magazin başlığı uğruna insanı meslekten emekli etmeyelim.
BİR DE ALAÇATI’NIN MAGAZİNSEL COĞRAFYASI VAR…
İşin magazin antenlerini kaldıran kısmı ise şu:
Ezgi Mola’nın eski eşi Mustafa Aksakallı da uzun süredir Alaçatı’da işletmecilik dünyasının içinde.
Şimdi burada hemen fonda “eski eşler aynı bölgede” müziğini açıp pembe dizi yazmaya gerek yok.
Aynı beldede işletme sahibi olmak gizli mesaj değildir.
Alaçatı sonuçta üç metrekarelik apartman boşluğu değil.
Ama magazin açısından bakınca detay tatlı mı?
Tatlı.
Biz de cebimize koyduk.
Çünkü benim mesleğim tam olarak bu: İnsanların “önemsiz detay” dediği şeyi alıp kahvenin yanına kurabiye yapmak.
EZGİ MOLA’NIN YENİ ROLÜ: KENDİ MEKANININ BAŞROLÜ
Bence hikâyenin en eğlenceli tarafı şu:
Ezgi Mola yıllardır başkalarının yazdığı karakterleri oynadı, şimdi kendi işletmesinin başrolüne geçmiş durumda.
Yapımcı: kendisi.
Reklam yüzü: kendisi.
Mekan sahibi: kendisi.
Tanıtım departmanı: yine kendisi.
Bir tek rezervasyon telefonuna da kendisi bakarsa holding yapılanmasını tamamlıyoruz.
Şaka bir yana, oyunculuğa verilen bu kısa aranın kalıcı bir vedaya dönüştüğüne dair elimizde bir şey yok. Şimdilik gördüğümüz, Ezgi Mola’nın yaz sezonunda Alaçatı’daki yeni girişimine ağırlık verdiği.
Gerisini de zaman gösterecek.
Belki sonbaharda sete döner.
Belki işletmeciliği büyütür.
Belki de iki işi birlikte götürüp hepimize “Siz hâlâ bir Excel dosyasını yetiştiremediniz mi?” bakışı atar.
Benim tek ricam şu:
Madem mekanın sahibi de reklam yüzü de sensin Ezgi, bari masalara gelip “Yemekler nasıl?” diye sor.
Tam patronluk olsun.
Ben gördüğümü yazdım hayatım. Şimdi Ezgi hesabı kapatsın, biz dedikoduyu kapatalım.
Öpüyorum.