Deprem bölgesindeki 11 il, 2026’nın ocak-eylül döneminde toplam 15,63 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10’luk artış, bölgenin dış pazarlara satış gücünü büyüttüğünü gösteriyor. Ancak toplam rakamın arkasında, şehirden şehre belirgin biçimde değişen bir ekonomik tablo var.
Deprem Bölgesinde İhracat Yüzde 10 Arttı
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilin ihracatı, 2025’in ilk dokuz ayındaki 14 milyar 211 milyon 949 bin 670 dolardan 2026’nın aynı döneminde 15 milyar 633 milyon 220 bin 410 dolara çıktı. Böylece dış satım gelirine yaklaşık 1,42 milyar dolar eklendi.
Kapsama Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa giriyor. Burada dönemi doğru okumak gerekiyor: Açıklanan tutarlar yılın tamamını değil, ocak-eylül arasındaki dokuz ayı kapsıyor.
Gaziantep Bölgenin İhracatında Ağırlığını Koruyor
Gaziantep, yaklaşık 7,99 milyar dolarlık ihracatıyla ilk sırada. Kentin dış satımı yıllık bazda yüzde 8 arttı. Toplamlar üzerinden hesapladığımızda, 11 ilin ihracatının yaklaşık yüzde 51’inin tek başına Gaziantep’ten geldiğini görüyoruz.
Hatay yüzde 6,1 artışla 2,71 milyar dolar, Adana ise yüzde 14,2 yükselişle 2,52 milyar dolar ihracata ulaştı. Bu üç kentin toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 84,5. Yani bölgesel ihracatın yönünü anlamak için özellikle bu merkezlerdeki gelişmeleri izlemek gerekiyor.
Bu yoğunlaşmanın ekonomik anlamı açık: Büyük ihracat merkezlerinin güçlenmesi toplamı hızla yukarı taşıyabilir. Bununla birlikte, bölgenin daha dengeli büyümesi için daha küçük ihracatçı şehirlerin de dış pazarlardaki varlığını genişletmesi önem taşıyor.

Elazığ’daki Yükseliş Nasıl Okunmalı?
İhracat artış oranında ilk sırayı yüzde 193,3 ile Elazığ aldı. Kentin dış satımı yaklaşık 131,9 milyon dolardan 386,8 milyon dolara yükseldi. Başka bir ifadeyle ihracat, geçen yılın aynı döneminin yaklaşık 2,93 katına çıktı.
Yüksek büyüme oranları dikkat çekici olsa da başlangıç tutarını hesaba katmak gerekir. Daha düşük bir tabandan gelen artış, yüzdesel olarak daha güçlü görünebilir. Elazığ’ın performansı belirgin bir yükselişe işaret ediyor; ancak hangi sektörlerin bunu taşıdığı ve hareketin kalıcı olup olmadığı, toplam tutardan tek başına anlaşılamaz.
11 İlin İhracat Tablosu
Aşağıdaki tutarlar, 2026’nın ocak-eylül dönemini gösteriyor. Milyon dolar cinsindeki değerler bir ondalık basamağa yuvarlandı; değişim oranları 2025’in aynı dönemine göre hesaplanmıştır.
| İl | İhracat (Milyon $) | Değişim (%) |
|---|---|---|
| Gaziantep | 7.989,3 | +8,0 |
| Hatay | 2.708,8 | +6,1 |
| Adana | 2.515,5 | +14,2 |
| Kahramanmaraş | 970,5 | +1,8 |
| Elazığ | 386,8 | +193,3 |
| Şanlıurfa | 292,9 | +18,5 |
| Malatya | 250,3 | +1,6 |
| Diyarbakır | 170,0 | −19,2 |
| Osmaniye | 168,0 | +48,9 |
| Kilis | 108,3 | +13,6 |
| Adıyaman | 72,8 | +19,4 |
| 11 İl Toplamı | 15.633,2 | +10,0 |
Diyarbakır’daki Gerileme Ayrı Bir İnceleme Gerektiriyor
Diyarbakır, ihracatı gerileyen tek il oldu. Kentin dış satımı yüzde 19,2 düşüşle yaklaşık 170 milyon dolara indi. Buna karşılık Osmaniye yüzde 48,9, Adıyaman yüzde 19,4 ve Şanlıurfa yüzde 18,5 artış kaydetti. Kahramanmaraş ve Malatya’daki artışlar ise sırasıyla yüzde 1,8 ve yüzde 1,6 düzeyinde kaldı.
Bu farklar, toplam büyümenin bütün illere aynı ölçüde yayılmadığını anlatıyor. Diyarbakır’daki düşüşün nedenini açıklamak için sektör, ürün ve ülke bazında verilere ihtiyaç var. Eldeki toplamlardan hareketle tek bir neden ileri sürmek doğru olmaz.
İhracat Artışı Toparlanma İçin Ne Anlama Geliyor?
Ben bu tabloyu, bölgenin dış pazarlardaki bağlarını güçlendirdiğine dair olumlu bir işaret olarak okuyorum. Yine de dolar bazında ihracat artışı; üretim miktarının, şirket kârlılığının ya da hane gelirinin aynı oranda yükseldiğini göstermez. Satış fiyatları ve ürün bileşimi de toplam tutarı etkileyebilir.
Asıl ekonomik kazanım, bu satışların sürdürülebilir üretime, istihdama ve yerel gelire dönüşmesiyle ortaya çıkar. 15,63 milyar dolarlık sonuç güçlü bir ilerleme göstergesi. Toparlanmanın bölgenin tamamında hissedilmesi ise yükselişin daha fazla şehre ve işletmeye yayılmasına bağlı.