Karadeniz’de Gerilim İstemiyoruz: Bakan Fidan’dan Kiev’de Kritik Barış Diplomasisi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna’nın başkenti Kiev’de mevkidaşı Andrii Sybiha ile bir araya gelerek bölgesel güvenliğin geleceğini şekillendirecek kritik açıklamalarda bulundu. Savaşın başladığı günden bu yana “çatışmaların yayılma riski” konusunda uyarılarda bulunan Türkiye, bu kez doğrudan Karadeniz’in güvenliğini kırmızı çizgi olarak ilan etti.
Bakan Fidan’ın mesajları net: “Savaşın Karadeniz’e taşınmasını istemiyoruz.”
Karadeniz’de Güvenlik Koridoru ve Savaş Moratoryumu Teklifi
Karadeniz’deki seyrüsefer emniyetinin küresel gıda ve enerji arzı için hayati önem taşıdığını vurgulayan Fidan, sivil altyapıların, tankerlerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Türkiye’nin bu tıkanıklığı aşmak için masaya koyduğu stratejik çözüm önerileri ise oldukça dikkat çekici:
-
Kritik Alanlarda Moratoryum: Savaş tamamen durdurulamıyorsa bile, Karadeniz güvenliği ve enerji hatları gibi kritik sektörlerde karşılıklı saldırıların durdurulacağı özel moratoryumlar ilan edilmesi.
-
Tahıl Koridoru Tecrübesi: İki yıl önce hayata geçirilen ve küresel gıda fiyatlarını dengeleyen tahıl anlaşmasının yarattığı diplomatik başarının yeni modellerle sürdürülmesi.
-
Doğrudan Temas: Hem Kiev hem de Moskova ile doğrudan iletişim kurabilen nadir aktörlerden biri olan Türkiye’nin, arabuluculuk rolünü kararlılıkla sürdürmesi.
Türkiye Ukrayna İçin Deniz Gücü Liderliğini Üstleniyor
Olası bir barış anlaşmasının en önemli sütunlarından birini Ukrayna’ya verilecek güvenlik garantileri oluşturuyor. Bakan Fidan, bu garantilerin kara, deniz ve hava unsurlarını kapsayacağını belirterek Türkiye’nin üstlendiği tarihi rolü ilk kez bu kadar net açıkladı:
“Türkiye, deniz unsurlarına liderlik yapmayı kabul etti, müttefiklerimizle de bu konuda anlayış birliği içerisindeyiz. Bu konudaki planlama çalışmaları ilgili müttefik ülke deniz kuvvetleri tarafından da yapılmakta.”
Bu hamle, Türkiye’nin sadece diplomatik bir arabulucu değil, aynı zamanda Karadeniz’de güvenliğin fiili garantörlerinden biri olacağını gösteriyor.
İstanbul Görüşmeleri ve Diplomatik Çözüm Arayışı
Savaşın sahada yarattığı yıkıma rağmen diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini savunan Fidan, İstanbul Görüşmeleri formatına geri dönülmesinin faydalı olacağına inanıyor. Savaşın devam etmesinin müzakerelere engel olmadığını belirten Fidan, tarafların psikolojik olarak ateşkese yaklaştığı bir evrede olunduğunu ifade etti.
“Hep derler ya sabaha en yakın nokta gecenin en karanlık olduğu andır diye, şu anda savaşta ulaştığımız bu yok edici anın inşallah yakın bir barışın ve ateşkesin habercisi olduğunu düşünmek istiyoruz.”

Ticarette Yeni Dönem: Serbest Ticaret Anlaşması Yürürlükte
Savaşın gölgesinde bile ekonomik ilişkileri diri tutmayı başaran Türkiye ve Ukrayna, iş birliğini stratejik bir seviyeye taşıyor. Ziyaretten hemen önce Ukrayna Parlamentosu tarafından onaylanan Serbest Ticaret Anlaşması, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonu hızlandıracak.
| Dönem / Durum | Ticaret Hacmi Hedefleri & Durumu |
| 2025 İtibarıyla Mevcut Durum | Savaş şartlarına rağmen 6,6 milyar dolar seviyesine ulaşıldı. |
| Savaş Sonrası Dönem | Serbest Ticaret Anlaşması’nın etkisiyle bu hacmin katlanarak artması bekleniyor. |
| Altyapı ve Enerji | Ukrayna’nın enerji güvenliği ve lojistik ihtiyaçları Türkiye’nin gelişmiş altyapısıyla desteklenecek. |
Kırım Tatarları ve İnsani Diplomasi
Türkiye’nin dış politikasında Kırım’ın yasa dışı ilhakına karşı sergilediği ilkeli duruşun altını çizen Bakan Fidan, Kırım Tatarlarının haklarının korunması için yürütülen sessiz diplomasiye de değindi. Rusya cezaevlerinde tutulan Kırım Tatarı liderlerinin serbest bırakılması için Moskova ile müzakerelerin kesintisiz sürdüğünü belirten Fidan, insani diplomasinin de masadaki en aktif başlıklardan biri olduğunu doğruladı.