Körfez’de Sular Isınıyor: Hürmüz Boğazı Neden Hedefte?
Orta Doğu’nun en kritik enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, bir kez daha küresel siyasetin ve askeri gerilimin merkezinde. İran Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kalbi olan Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, bölgedeki tansiyonu zirveye çıkaracak net bir açıklama yaptı: “ABD’nin Hürmüz Boğazı’na müdahale etmesine asla izin vermeyeceğiz.”
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın aktardığına göre, bu duruş Tahran yönetimi için sıradan bir dış politika söylemi değil; doğrudan “tavizsiz bir kırmızı çizgi.”
“Altyapı Hedef Alınırsa, Bölgede Taş Üstünde Taş Kalmaz”
Zülfikari’nin açıklamaları yalnızca savunma odaklı bir uyarıdan ibaret değil. ABD’nin bölgedeki varlığını “güvensizlik kaynağı” olarak nitelendiren sözcü, olası bir askeri çatışma senaryosunda hedefin sadece Amerikan askeri unsurları olmayacağını şu sert sözlerle ifade etti:
“Eğer ABD, İran’ın kritik altyapı tesislerini hedef alma hatasına düşerse, misilleme olarak bölgedeki tüm altyapıyı hedef alırız ve onlardan geriye hiçbir iz bırakmayız.”

Jeopolitik Riskler ve Küresel Enerji Güvenliği
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı, dünya ekonomisi için hayati bir can damarı. Tahran’ın bu “kırmızı çizgi” çıkışı ve bölgesel altyapıyı tamamen yok etme tehdidi, sadece askeri bir gövde gösterisi değil; aynı zamanda küresel enerji piyasalarına da doğrudan bir mesaj niteliği taşıyor.
Bölge dışı aktörlerin Körfez’deki askeri varlığına uzun süredir karşı çıkan İran, bu son hamlesiyle Washington’a sınırlarını net bir şekilde çizdi. Önümüzdeki günlerde Pentagon’un bu sert uyarılara nasıl bir yanıt vereceği, bölgedeki güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebilir.