Türkiye, ocak-eylül döneminde 121 ülkeye 197 bin 692 ton turşu satarak 301 milyon 675 bin dolar ihracat geliri elde etti. Sofralarda alıştığımız bir ürünün dış ticaretteki karşılığı dikkat çekici. Ancak sektörün performansını değerlendirirken yalnızca toplam gelire değil, büyümenin hızına, ürün yoğunlaşmasına ve yıl sonu hedefine kalan mesafeye de bakmak gerekiyor.
İhracat Gelirinde Artış Yüzde 0,23 Düzeyinde
Ege İhracatçı Birlikleri verilerine göre geçen yılın aynı döneminde 300 milyon 973 bin dolar olan gelir, bu yıl 301 milyon 675 bin dolara çıktı. İki dönem arasındaki fark 702 bin dolar. Bu rakamlardan hesaplanan artış yaklaşık yüzde 0,23; yani gelir dolar bazında büyük ölçüde yatay seyrediyor.
Toplam gelir ve ihraç edilen miktar birlikte değerlendirildiğinde ortalama ihracat değeri ton başına yaklaşık 1.526 dolar, kilogram başına 1,53 dolar ediyor. Bu, farklı ürün ve ambalajları birleştiren genel bir ortalama; tek bir turşu çeşidinin satış fiyatı ya da üreticinin kârı olarak okunmamalı. Önceki dönemin miktar bilgisi olmadan birim değerin yükselip yükselmediğini de söyleyemeyiz.
Biber Ve Kornişon Gelirin Büyük Bölümünü Sağlıyor
İhracatın en güçlü kalemi 129 milyon 551 bin dolarla biber turşusu oldu. Hıyar ve kornişon turşularından sağlanan gelir ise 129 milyon 87 bin dolar olarak gerçekleşti. İki ürün grubunun toplamı 258 milyon 638 bin dolara, toplam gelir içindeki payı yaklaşık yüzde 86’ya ulaşıyor.
Bu yoğunlaşma, Türkiye’nin güçlü olduğu ürünleri gösterirken ürün çeşitliliğinin önemini de artırıyor. Sektör temsilcilerinin farklı tüketim alışkanlıklarına uygun ürün geliştirme ve markalı ihracat vurgusu bu açıdan anlamlı. Mevcut ürünlerdeki gücü korumak kadar yeni ürünlerle satış değerini yükseltmek de önemli.
Almanya En Büyük Pazar Olmayı Sürdürüyor
Almanya 56 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi 32 milyon 724 bin dolarla ABD, 29 milyon 118 bin dolarla Hollanda, 27 milyon 379 bin dolarla İngiltere ve 13 milyon 95 bin dolarla İspanya izledi. İlk beş ülkenin toplam geliri 158 milyon 316 bin dolar; toplam ihracatın yaklaşık yüzde 52,5’i bu pazarlara yapıldı.
Rusya, Fransa ve Bulgaristan’a satışlarda da artış kaydedildi. 121 ülkeye ulaşılması geniş bir pazar ağına işaret ediyor. Buna rağmen gelirin yarıdan fazlasının ilk beş ülkeden gelmesi, mevcut pazarlardaki talebin yanı sıra yeni müşteri ve dağıtım kanallarının da izlenmesi gerektiğini düşündürüyor.
500 Milyon Dolarlık Hedef İçin Son Çeyrek Belirleyici
Sektör temsilcileri yıl sonu hedefini 500 milyon dolar olarak açıklıyor. Dokuz aylık gerçekleşme bu hedefin yaklaşık yüzde 60,3’üne karşılık geliyor. Hedefe ulaşmak için kalan üç ayda 198 milyon 325 bin dolar, aylık ortalama 66,1 milyon dolar ihracat gerekiyor. İlk dokuz ayın aylık ortalaması ise yaklaşık 33,5 milyon dolar.
Bu karşılaştırma, son çeyrekte aylık gelirin önceki ortalamanın yaklaşık iki katına çıkması gerektiğini gösteriyor. Ancak sezonluk teslimatlar ve sipariş takvimi bilinmeden hedeften kesin bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Sektörün aktardığına göre ihracatın yüzde 75’i Ege’den yapılıyor.
Asıl Kazanım Tarım Ürününe Değer Eklemek

Turşu ihracatının ekonomik anlamı, sebzeyi işleyip ambalajlayarak daha uzun bir değer zincirine taşımak. Dokuz aylık gelir artışının sınırlı kalması, bundan sonraki adımda markalaşma, ürün çeşitliliği ve birim ihracat değerinin önemini artırıyor. 500 milyon dolarlık hedefe giden yolda belirleyici olan, daha fazla satışın yanında her bir üründen elde edilen değeri de yükseltebilmek olacak.