Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği kritik ziyaretin ardından Türk basın mensuplarına bölgesel güvenlik mimarisine ve dış politikaya dair hayati değerlendirmelerde bulundu. Şam’da konaklamanın bölgedeki normalleşmenin somut bir göstergesi olduğunu vurgulayan Fidan; Ege’deki gerilimden Suriye’deki dönüşüme, Mekke İttifakı’nın kurumsallaşmasından “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar pek çok başlıkta Ankara’nın net mesajlarını iletti.
Ege’de Gayriaskeri Statü Vurgusu: “Kaosa Sürükleyenlerin Oyuncağı Olmayın”
Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde iyi komşuluk esasını hatırlatan Fidan, Atina yönetiminin Ege’deki gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırma çabalarına sert tepki gösterdi. Bu durumun 1960’lardan bu yana Türkiye için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu belirten Fidan, Atina’yı dış aktörlerin yönlendirmelerinden uzak durmaya davet etti:
“Biz Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak, kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemiyoruz. Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz.”
Fidan, konunun gerek ikili kanallardan gerekse NATO ve BM nezdinde takip edildiğini söyleyerek S-400 sistemlerine ilişkin teknik görüşmelerin de sürdüğünü ifade etti.
Suriye ve Bölgesel Aktörler: İsrail’in İstikrarsızlaştırıcı Rolü
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile gerçekleşen iki saatlik görüşmeye değinen Fidan, Suriye’nin yaptırım ve terör listelerinden çıkarılmasının ekonomik potansiyeli artıracağına dikkati çekti. Bölgedeki en büyük güvenlik tehdidinin İsrail’in yayılmacı ve istikrarsızlaştırıcı politikaları olduğunu söyleyen Fidan, Netanyahu yönetiminin komşularının zayıflığından güç Devşirmeye çalıştığını belirtti.
Suriye’deki entegrasyon sürecinde SDG’nin tehdit olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunu hatırlatan Fidan, 8 Aralık sonrasında bölgesel sorunların çözümü için yeni bir güvenlik paradigması inşa edildiğini vurguladı.

Bölgesel İş Birliği ve “Terörsüz Türkiye” Vurgusu
Bölgesel güvenliği pekiştirmek amacıyla kurulan Mekke İttifakı‘nın kurumsallaşma sürecinde sona gelindiğini açıklayan Fidan, Suudi Arabistan’ın güvenliğine yönelik saldırılara karşı dayanışma mesajı verdi. İran-ABD gerilimi ve Gazze krizinde kurulan diplomasinin Suriye sahasına da aktarıldığını belirtti.
Diyarbakır ziyaretindeki izlenimlerini aktaran Fidan, örgütün silah bırakma deklarasyonunun toplum tabanında büyük bir kabul gördüğünü ifade etti. Bölgede artık kimlik inkarı meselelerinin geride kaldığını belirten Fidan, odağın tamamen kalkınma, ticaret ve sınır kapılarının geliştirilmesine kaydığını söyledi.