Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Kürsüsünden Dünyaya Seslendi: “Filistin Devleti’ni Boğma Girişimleri Hüsrana Uğrayacaktır”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu salonunda dünya liderlerine hitap etti. Konuşmasında küresel yönetim krizine, uluslararası hukuktaki çifte standartlara ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına sert tepki gösteren Erdoğan, Türkiye’nin mazlumların sesi olmaya devam edeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz” dedi.
“BM Görevini İcra Edemez Hale Getirilmiştir”
BM Teşkilatı’nın kuruluşunun üzerinden 81 yılı aşkın süre geçmesine rağmen küresel barışı sağlama noktasında yetersiz kaldığını belirten Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik tarihi çağrısını tazeledi:
“190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.”
Son 12 ayın 60’ı aşkın çatışmayla son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, BM’nin kriz bölgelerindeki umutları boşa çıkardığını ve kan kaybetmeye devam ettiğini ifade etti.
“Gazze Çağımızın En Utanç Verici Temerküz Kampıdır”
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ve Batı Şeria’daki yerleşimci terörüne dikkat çeken Erdoğan, bölgedeki insani bilançoyu şu sözlerle gözler önüne serdi:
-
Çocuk Ampute Oranı: Gazze, dünyada çocuk nüfusuna oranla en yüksek ampute oranına sahip bölge haline geldi.
-
Sağlık Altyapısı Çöktü: Hastanelerdeki yakıt krizinden dolayı jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlası çalışamaz durumda.
-
Soykırımcı Zihniyet: Ateşkes sonrasında dahi katledilen Gazzelilerin sayısı 1500’ü aştı; hayatını kaybedenlerin toplamı 74 bini buldu.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın salonda bulunamamasının vicdanları yaraladığını belirten Erdoğan, “Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir; çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır” açıklamasında bulundu.

KKTC İçin Tarihi Çağrı: “Resmen Tanıyın”
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma açık bir davette bulundu. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, izolasyonların son bulması çağrısını tekrarlayarak tüm ülkeleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) resmen tanımaya ve diplomatik ilişkiler kurmaya davet etti.
Küresel Adalet ve Diploması İçin 5 Temel Prensip
Dünya düzenindeki çürümeyi engellemek adına Türkiye’nin vizyonunu paylaşan Erdoğan, beş ana ilkenin altını çizdi:
-
Hukukun Üstünlüğü: Cezasızlığın sıradanlaşmasına izin verilmemeli, hukuk güçlüye farklı zayıfa farklı uygulanmamalıdır.
-
Bölgesel Sahiplenme: Karadeniz Tahıl Koridoru örneğinde olduğu gibi, krizlerin çözümünde bölgesel aktörler inisiyatif almalıdır.
-
Açık Diplomasi: Devletler arası ilişkilerde güvensizliğe dayalı politikalar terk edilmelidir.
-
Ortak Kalkınma: Gelir adaletsizliğini gidermek için ulaştırma, ticaret ve enerji hatlarıyla bağlantısallık güçlendirilmelidir.
-
İnsan Merkezli Teknoloji: Tekno-kutuplaşma ve dijital hegemonyaya izin verilmemeli, Uluslararası Yapay Zekâ Sözleşmesi hızla hayata geçirilmelidir.
Bölgesel Gelişmeler ve Dış Politika Mesajları
-
Suriye ve Irak: Suriye’nin 8 Aralık devrimi sonrası Cumhurbaşkanı Şara liderliğinde huzur yolunda ilerlediği belirtilerek desteğin süreceği ifade edildi. Irak ile Kalkınma Yolu Projesi kapsamındaki iş birliğinin altı çizildi.
-
Karadeniz Emniyeti: Rusya-Ukrayna savaşında ticari gemilere yönelik saldırıların kabul edilemez olduğu hatırlatıldı.
-
Güney Kafkasya: Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış adımları ve Sayın Aliyev ile Sayın Paşinyan’ın iradesi takdirle karşılandı.
-
Türk Devletleri Teşkilatı: 30 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek 13. Liderler Zirvesi ile teşkilatın etkisini artıracağı kaydedildi.

Çevre ve İklim: COP31 Antalya’da Düzenlenecek
İklim krizinin Pasifik ve gelişmekte olan ülkeleri doğrudan tehdit ettiğini belirten Erdoğan, Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapılacak COP31 Zirvesi ile iklim adaletinin ve finansman taahhütlerinin öne çıkarılacağını müjdeledi.
Ayrıca Emine Erdoğan öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık hareketinin küresel bir seferberliğe dönüştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı, her yıl 2 milyar tonun üzerinde gıdanın çöpe atıldığına dikkat çekerek israf kültürüne karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Türkiye, BM Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) Genel Direktörlüğü için Dr. Mehmet Mehdi Eker’i aday gösterdi.
“Haksızlık Karşısında Susmayız, Zulme Rıza Göstermeyiz”
Konuşmasının son bölümünde aile kurumuna yönelik tehditlere, artan İslam düşmanlığına ve dezenformasyona değinen Erdoğan, merhum bir şairin dizeleriyle salona seslendi:
“Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak… Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin her zaman adalet, dayanışma ve ortak irade yolunu seçerek karanlığı aydınlatacak adımları atmayı sürdüreceğini belirterek konuşmasını tamamladı.