İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentin merkez ilçelerinde sokak satıcılarına (“torbacı”) yönelik kapsamlı bir operasyona imza attı. Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer bölgelerinde belirlenen adreslere gerçekleştirilen baskınlarda 160 şüpheli gözaltına alındı.
Eğlence Merkezleri ve Vale Noktaları Hedefte
Soruşturma kapsamında, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapıldığı tespit edilen stratejik noktalara odaklanıldı. Kentin en hareketli sosyal alanlarının bulunduğu üç merkez ilçede yürütülen operasyonun detayları şu şekilde:
-
Operasyon Bölgeleri: Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer
-
Baskın Yapılan Yerler: 8 iş yeri ve 5 vale noktası
-
Gözaltı Sayısı: 160 şüpheli
Sokak düzeyinde uyuşturucu dağıtım zincirini kırmayı hedefleyen güvenlik güçleri, özellikle kamuya açık işletmeler ile vale noktalarını paravan olarak kullanan şebekeleri mercek altına aldı.
Ele Geçirilen Suç Unsurları ve Envanter
Aramalarda, uyuşturucu ticaretinin yanı sıra organizasyonun finansal ve lojistik boyutunu ortaya koyan çok sayıda materyale el konuldu:
-
Madde ve İlaçlar: Çeşitli miktarlarda uyuşturucu/uyarıcı madde ile sentetik ecza hapları
-
Hassas Ölçüm Araçları: Satışa hazır hale getirmede kullanılan 5 adet hassas terazi
-
Mühimmat: 110 adet tabanca mermisi
-
Nakit Para: Suçtan elde edildiği değerlendirilen 130 bin 500 Türk Lirası

Değerlendirme
Sokak ölçeğindeki uyuşturucu ticareti, yalnızca bireysel sağlığı değil; kentin güvenlik ekosistemini ve sosyal dokusunu da doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştı. Bu operasyonun Beşiktaş, Şişli ve Sarıyer gibi İstanbul’un gözde sosyal yaşam alanlarında, üstelik saygın ticari işletmeler ve vale noktaları üzerinden yürütülüyor olması oldukça dikkat çekici. Kent içi güvenlik denetimlerinin sadece tenha sokak aralarıyla sınırlı kalmaması, vale hizmetleri ya da ticari mekanların bu tür yasa dışı faaliyetlere kalkan olmasının önüne geçilmesi şart. 160 kişinin tek bir operasyonla yakalanması sahadaki istihbarat başarısını kanıtlarken, suça paravan olan işletmelere yönelik idari yaptırımların da aynı kararlılıkla sürdürülmesi bu mücadelenin kalıcılığı açısından hayati önem taşıyor.