Küresel Dengeleri Değiştiren İmza: ABD ve İran Savaşı Bitiren Mutabakatı İmzaladı!
Ortadoğu’da taşları yerinden oynatacak tarihi bir diplomatik dönüm noktası yaşandı. ABD ve İran İslam Cumhuriyeti, aylardır süren gerilimi ve askeri çatışmaları kalıcı olarak sona erdirecek 14 maddelik “İslamabad Mutabakat Anlaşması “nı elektronik ortamda imzalayarak yürürlüğe koydu.
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın metne resmi imzayı attığını duyururken; İran Dışişleri Bakanlığı da anlaşmanın iki ülke lider düzeyinde onaylandığını teyit etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in arabuluculuk detaylarını paylaştığı bu tarihi gelişme, küresel piyasalarda ve diplomatik koridorlarda geniş yankı uyandırdı.
İslamabad Mutabakatı Nedir? İlk Adımlar Neler Olacak?
Pakistan ve Katar’ın mekik diplomasisiyle olgunlaşan anlaşma, derhal yürürlüğe girme özelliği taşıyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte atılacak ilk kritik adımlar şunlar:
-
Deniz Ablukası Kalkıyor: ABD, İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukasını derhal kaldırmaya başlayacak ve 30 gün içinde tamamen sonlandıracak.
-
Hürmüz Boğazı Açılıyor: İran, ticari gemilerin güvenli ve ücretsiz geçişi için Hürmüz Boğazı’nı derhal sivil trafiğe yeniden açacak.
-
Askeri Operasyonlar Duruyor: Lübnan cephesi de dahil olmak üzere tüm askeri operasyonlar kalıcı olarak sona erdirildi.
14 Maddelik Mutabakat Metninde Ne Var?
Anlaşmanın semantik ve stratejik omurgasını oluşturan 14 madde, her iki tarafın da askeri, ekonomik ve nükleer taahhütlerini içeriyor:
-
Kalıcı Ateşkes: Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonlar durduruldu. Taraflar birbirine karşı güç kullanmayacak.
-
Egemenliğe Saygı: İki ülke birbirinin toprak bütünlüğüne saygı gösterecek ve iç işlerine karışmayacak.
-
60 Günlük Müzakere: Nihai anlaşmanın tamamlanması için en fazla 60 günlük bir müzakere süreci başlatıldı.
-
ABD Kuvvetlerinin Çekilmesi: Deniz ablukasının kaldırılmasının ardından ABD, 30 gün içinde İran sınırlarına yakın askeri güçlerini geri çekecek.
-
Deniz Ticareti ve Hürmüz: Basra Körfezi ile Umman Denizi arasında güvenli ticaret sağlanacak; İran, Hürmüz Boğazı’nın geleceği için Umman ile diyalog kuracak.
-
300 Milyar Dolarlık Yeniden İnşa: ABD ve bölgesel ortakları, İran’ın ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir fon planı hazırlayacak.
-
Yaptırımların Kaldırılması: BMGK, UAEA ve ABD’nin tek taraflı tüm birincil/ikincil yaptırımları belirlenen takvime göre kaldırılacak.
-
Nükleer Taahhütler: İran nükleer silah geliştirmeyeceğini teyit etti. Zenginleştirilmiş stoklar UAEA gözetiminde seyreltilecek.
-
Mevcut Durumun Korunması: Nihai imzaya kadar İran nükleer faaliyetlerini durduracak, ABD yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye asker yığmayacak.
-
Petrol Muafiyeti: ABD Hazine Bakanlığı; İran ham petrolü, nakliye ve bankacılık işlemleri için derhal geçici muafiyetler tanıyacak.
-
Dondurulmuş Varlıklar: İran’ın uluslararası hesaplarda dondurulan fonları ve varlıkları tamamen kullanıma açılacak.
-
Yürütme Mekanizması: Anlaşmaya uyumu denetlemek üzere ortak bir izleme komitesi kurulacak.
-
Öncelikli Maddeler: Müzakereler, ilk etapta acil uygulama gerektiren 1, 4, 5, 10 ve 11. maddeler üzerinden yürüyecek.
-
BMGK Onayı: Nihai anlaşma, bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla uluslararası hukuka bağlanacak.

Bölgesel Diplomasinin Gücü: Türkiye ve Katar’ın Rolü
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, bu tarihi başarıda payı olan aktörlere teşekkürlerini sundu. Şerif; İran lideri Mücteba Hamaney, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump’ın gösterdiği diplomatik iradeyi takdir etti.
Sürecin arka planındaki bölgesel aktörlere de değinen Şerif, şu ifadeleri kullandı:
“Özellikle eş arabulucu Katar liderliğinin samimi çabalarını; ayrıca Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır liderlerinin bu kritik süreçteki vazgeçilmez rollerini ve paha biçilmez katkılarını büyük bir takdirle karşılıyoruz.”
Sırada Ne Var? İsviçre Zirvesi
Anlaşmanın resmi imza töreninin, Katar’ın da teknik desteğiyle 19 Haziran 2026 tarihinde İsviçre’de geniş katılımlı bir törenle taçlandırılması planlanıyor. Ortadoğu’da yeni bir barış döneminin kapısını aralayan bu tarihi anlaşmanın küresel enerji koridorlarına ve petrol fiyatlarına olumlu yansıması bekleniyor.