Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrail’e Sert Yanıt: Netanyahu Hükümetinin Yalanlarına Kimse İnanmıyor
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan iddia ve açıklamalara yönelik yazılı bir tepki yayımladı. Bakanlık, yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve İsrail hükümetinin içinde bulunduğu siyasi sıkışmışlığı gözler önüne serdiğini belirtti.
“Korkak ve Çürümüş Bir Zihniyetin Yansıması”
Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, İsrail makamlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ifadelerinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. İsrail yönetiminin söylemlerine sert tepki gösterilen metinde şu ifadelere yer verildi:
“İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar, Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır.”
Gazze’deki Durum ve Uluslararası Hukuk
Açıklamada, Gazze’de yaşanan insanlık dramına ve bölgesel gerilime dikkat çekilerek, İsrail yönetiminin politikalarının uluslararası alandaki yansımaları değerlendirildi. Netanyahu hükümetinin Orta Doğu’da bölgesel ve küresel istikrarsızlığın başlıca sorumlusu olduğu altı çizilirken, işlenen suçlar nedeniyle sahip olunan dokunulmazlıkların hem hukuki hem de siyasi açıdan ortadan kalkmaya başladığı ifade edildi.
“Goebbels Benzetmesi” ve Uluslararası Toplumun Tutumu
Dışişleri Bakanlığı, İsrail kurumlarının yürüttüğü iletişim stratejisini Nazi Almanyası’nın Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in yöntemlerine benzetti. İsrail’in propaganda çabalarının artık sonuç vermediğini belirten Bakanlık, uluslararası toplumun Netanyahu hükümetinin iddialarına itibar etmediğini kaydetti.

Türkiye Gerçekleri Savunmaya Devam Edecek
Açıklamanın son bölümünde Türkiye’nin Orta Doğu politikası ve Gazze konusundaki tutumu bir kez daha teyit edildi. Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde yaşanan kriz karşısında dürüst ve kararlı bir duruş sergilediği belirtilerek, Ankara’nın bundan sonraki süreçte de gerçekleri uluslararası platformlarda dile getirmeyi sürdüreceği vurgulandı.