Bugün rotamızı, o hepimizin zihninde neşeli müzikleri, renkli sokakları ve tarihi arabalarıyla canlanan ama şu günlerde çok başka bir mücadele veren Küba’ya çeviriyoruz.
Bazen hayatın koşturmacasında elektriğin, musluktan akan suyun ya da çalışan bir buzdolabının ne kadar büyük bir lüks olduğunu unutuyoruz, değil mi? Küba halkı şu an tam da bu temel ihtiyaçların yokluğuyla sınanıyor. Ülkedeki ulusal elektrik şebekesinin yeniden çökmesi, milyonlarca insanı kelimenin tam anlamıyla derin bir karanlığa ve belirsizliğe sürükledi.
Havana Sokaklarında Sessiz Çığlık: Çatılarda Uyuyan Hayatlar
Başkent Havana’da sıcaklıklar bunaltıcı seviyelerdeyken, klimaların veya vantilatörlerin çalışmaması insanları evlerinden dışarı fırlatmış durumda. Birçok aile, biraz olsun esinti bulabilmek ve sıcaktan kaçabilmek için geceleri apartmanların çatılarında uyuyor. Ancak karanlıktan çok daha büyük bir düşman kapıda: Susuzluk.
Eski Havana apartmanlarındaki su depoları elektrikli pompalarla çalışıyor. Elektrik olmayınca su da olmuyor. Günlerdir bir damla suya hasret kalan aileler var.
Yunaisi Durruti (51): “Evimdeki musluklardan bir haftadır tek damla su akmadı. Elektriğin geldiği o çok kısa anlarda ise şebekedeki genel kesintiler yüzünden depolarımız dolmuyor. Temizlenmek, yemek pişirmek ve çamaşır yıkamak için her gün elektriği olan başka mahalledeki akrabalarımın evine taşınıyorum. Yiyecekler bozulmasın diye evdeki buzdolabını tamamen boşalttım.”

Bu Durum Bizlere Ne Anlatıyor?
Küba’da yaşanan bu kriz sadece teknik bir arıza veya altyapı yetersizliği değil; doğrudan insan onuruna ve hayatta kalma mücadelesine dokunan küresel bir trajedidir.
-
Sistemlerin Kırılganlığı: Modern dünyanın en temel direği olan enerji ağlarının çökmesi, bir toplumu günler içinde hijyen, gıda ve güvenlik krizinin eşiğine getirebiliyor.
-
İnsanın Dayanıklılık Sınırı: Küba halkının bu zorluğa karşı gösterdiği sabır ve dayanışma her ne kadar hayranlık uyandırıcı olsa da, hiçbir insanın en temel yaşam hakkı olan suya ulaşmak için bu denli yıpratıcı bir mücadele vermemesi gerekiyor.
Dünyanın bir ucundaki bu karanlık, aslında hepimize kaynaklarımızın değerini ve insan olmanın getirdiği o ortak kırılganlığı bir kez daha hatırlatıyor. Dileriz ki Küba sokakları en kısa sürede hak ettiği aydınlığa ve suya kavuşur. Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğim. Kendinize çok iyi bakın!