Nisan 2023’ten bu yana devam eden iç savaşın gölgesinde, sessizce büyüyen ve artık çığlıkları tüm dünyadan duyulmaya başlayan yeni bir kriz merkezi var: El Ubeyd.
Gelin, Kuzey Kurdufan eyaletinin bu stratejik merkezinde neler olup bittiğine, insanların nasıl bir hayatta kalma mücadelesi verdiğine ve bu krizin dünyamız için ne anlama geldiğine birlikte yakından bakalım.
El Ubeyd Neden Bu Kadar Önemli?
El Ubeyd sıradan bir şehir değil; adeta Sudan’ın can damarlarından biri. Coğrafi konumu ve üstlendiği roller, onu hem askeri hem de insani açıdan kritik bir eşiğe taşıyor. Şehrin önemini şu başlıklarla özetleyebiliriz:
| Kritik Özellik | Açıklama |
| Ulaşım Kavşağı | Hartum’u Darfur eyaletlerine bağlayan kara yollarının kesişim noktasında yer alıyor. |
| Lojistik Merkez | Darfur, Hartum ve Güney Kurdufan arasında insani yardımların ulaştırıldığı ana üs. |
| Güvenli Liman | Çatışmalar nedeniyle evini terk eden yüz binlerce sivil buraya sığındı; nüfus kısa sürede katlandı. |
| Askeri İkmal Hattı | Sudan ordusunun batı bölgelerine yönelik askeri ikmal yollarının kalbi konumunda. |
“Yeni Bir Faşir” Kapıda: İHA Saldırıları Altyapıyı Vuruyor
Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK) son haftalarda yoğunlaştırdığı insansız hava aracı (İHA) saldırıları, El Ubeyd’i adeta yaşanmaz bir yer haline getirdi. Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği ve UNICEF gibi küresel aktörler, kentin geçen yıl büyük hak ihlallerine sahne olan Faşir ile aynı kaderi paylaşmasından endişe ediyor.
-
Siviller Hedefte: BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün paylaştığı verilere göre, sadece Haziran ayında belgelenen 15 İHA saldırısında en az 45 sivil hayatını kaybetti.
-
Çöken Altyapı: Elektrik santralleri, su tesisleri, okullar ve hastaneler doğrudan hedef alınıyor. Kentte son haftalarda 13 akaryakıt istasyonu zarar gördü. Yakıt olmayınca ne temiz suya erişilebiliyor ne de hastaneler çalışabiliyor.
BM Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu uyarıyor:
“Kentlerin kuşatılması, sivil altyapının hedef alınması ve insani yardımların engellenmesi daha büyük suçların habercisidir. El Ubeyd bir sonraki suç mahalli olmamalı.”
Bir Defterden Süzülenler: Bu Kriz Bize Ne Söylüyor?
Savaşları sadece haritalar üzerindeki askeri hareketlilikler veya politik hamleler olarak okumak, insanlığımıza yapacağımız en büyük haksızlık olur. El Ubeyd’de şu an 500 binden fazla sivil, en temel hakları olan suya, ekmeğe ve güvenliğe erişemeden adeta açık hava hapishanesinde yaşıyor.
Bir çocuğun okul sırası yerine sığınakta İHA seslerini dinlemesi, annelerin temiz su bulamadığı için çocuklarını koleraya kaybetmesi… Bu kriz, dünyanın bir ucundaki acıya gözümüzü kapattığımızda, küresel olarak ne kadar büyük bir empati ve adalet boşluğuna düştüğümüzün somut bir kanıtı. Dünya sadece coğrafi sınırları korumakla kalmamalı; insanın yaşama hakkını ve onurunu da her şeyin üstünde tutmalı.

Savaşın İkinci Yüzü: Kolera ve Açlık Tehdidi
El Ubeyd’deki kriz sadece bombalarla sınırlı değil. Altyapının çökmesiyle birlikte sağlık sistemi de tamamen felç olmuş durumda.
-
Salgın Hastalıklar: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Batı Kurdufan’da başlayan kolera salgınının hızla El Ubeyd dahil çevre eyaletlere yayıldığını bildirdi. Temiz suya erişimin olmaması salgını adeta körüklüyor.
-
Büyük İnsani İhtiyaç: Sudan genelinde 33 milyondan fazla kişi insani yardıma muhtaç. Ülkede yerinden edilen insan sayısı ise 13,4 milyona ulaşmış durumda.
-
Çocuklar Risk Altında: UNICEF, bu yılın ilk yarısında 300’den fazla çocuğun çatışmalarda öldüğünü veya yaralandığını, El Ubeyd’de ise on binlerce çocuğun doğrudan hayati tehlikeyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor.
Uluslararası Toplumun Tepkisi ve Çözüm Arayışları
Yaşanan bu ağır tablonun ardından dünya genelinden tepkiler ve acil çağrılar yükselmeye devam ediyor:
-
BM Soruşturma Kararı: BM İnsan Hakları Konseyi, El Ubeyd’deki sivillere yönelik hak ihlallerinin araştırılması için uluslararası bir soruşturma başlatılmasını oy birliğiyle kabul etti.
-
AB ve ABD’den Çağrı: AB Dış İlişkiler Servisi ve ABD Dışişleri Bakanlığı, HDK’ye saldırıları derhal durdurma ve sivillerin tahliyesi için güvenli koridorlar açma çağrısında bulundu.
-
Müzakere Çıkmazı: Hartum yönetimi (ordu), ABD’nin barış önerilerini kabul etmek için HDK’nin kontrol ettiği tüm şehirlerden çekilmesini şart koşuyor. Bu da siyasi bir çözümün yakın vadede ne kadar zor olduğunu gösteriyor.
El Ubeyd’de zaman daralıyor ve oradaki her bir can, dünyanın atacağı somut adımları bekliyor. Bizler de bu sessiz çığlığın sesi olmaya, insanı ve dünyayı savunmaya devam edeceğiz. Gelişmeleri en sıcak haliyle aktarmayı sürdüreceğiz.