Suriye’de Pamuk İpliğine Bağlı Ateşkes: Haseke ve Ayn el-Arab’da Silah Sesleri Yeniden Yükseliyor
Suriye’nin kuzeydoğusunda 18 Ocak’ta varılan “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”nın mürekkebi kurumadan bölgeden endişe verici haberler gelmeye başladı. Sabah saatlerinde hakim olan sessizlik, yerini Haseke çevresi ve Ayn el-Arab’ın güneyinde şiddetli çatışmalara bıraktı. Sahadaki dengeleri sarsan bu gelişme, Şam yönetimi ile YPG/SDG arasındaki entegrasyon sürecinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Çatışmaların Merkezi: Abdülaziz Dağı ve Çevresi
Bölgedeki yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, Haseke ilinin güneydoğusunda stratejik öneme sahip Abdülaziz Dağı çevresinde Suriye ordusu ile örgüt unsurları arasında sıcak temas yaşandı. Suriye ordusunun, kentin girişleri dahil olmak üzere dört kritik noktada tahkimatını sürdürmesi, bölgedeki gerilimin ana kaynağı olarak görülüyor. 18 Ocak anlaşmasına göre bölgedeki tüm sivil kurumların Şam yönetimine devredilmesi gerekirken, sahadaki askeri hareketlilik “entegrasyon mu yoksa kuşatma mı?” sorusunu akıllara getiriyor.
Ayn el-Arab Hattı: Kara Kozak Köprüsü’nde Kritik Saatler
Gerilimin bir diğer ayağı ise Ayn el-Arab (Kobani) hattı. Suriye ordusu, Münbiç ile Fırat’ın doğusunu birbirine bağlayan hayati önemdeki Kara Kozak Köprüsü çevresindeki unsurların çekilmesi için örgüte TSİ 13.00’e kadar süre tanımıştı. Verilen sürenin dolmasıyla birlikte Sırrin beldesi girişinde ve köprü çevresinde çatışmaların fitili yeniden ateşlendi. Ordu birlikleri ağır silahlarla ilerleyişini sürdürürken, örgütün bazı stratejik noktalardan çekilmemekte direnmesi ateşkesin geleceğini tehlikeye atıyor.
Neler Olmuştu? Anlaşma Ne Öngörüyordu?
Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşma, Suriye’nin toprak bütünlüğü adına tarihi bir adım olarak nitelendirilmişti. Anlaşmanın temel maddeleri şunları içeriyordu:
-
Haseke’deki sivil kurumların tamamen Suriye devletine devredilmesi.
-
Ayn el-Arab’dan ağır silahların çekilmesi ve yerel bir güvenlik gücü kurulması.
-
Petrol ve doğalgaz sahalarının kontrolünün Şam’a geçmesi.
-
SDG unsurlarının kademeli olarak Suriye ordusuna entegre edilmesi.

Analiz: Ateşkes Neden Bozuluyor?
Suriye sahasındaki bu ani hareketlilik, iki tarafın da “alan hakimiyeti” konusundaki güvensizliğinden kaynaklanıyor. Şam yönetimi, anlaşma şartlarının derhal uygulanması için baskı yaparken; örgüt unsurlarının bazı bölgelerde otonom yapıyı koruma isteği sürtüşmeleri kaçınılmaz kılıyor. Özellikle ABD’nin bölgedeki varlığı ve aşiretlerin desteğiyle ilerleyen Suriye ordusunun bu hamleleri, bölgenin yeni haritasının kalemle değil, silahla çizilmeye devam ettiğini gösteriyor.
Haseke ve Ayn el-Arab’daki bu çatışmaların, geniş kapsamlı bir savaşa mı dönüşeceği yoksa “entegrasyon sancıları” olarak mı kalacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak kesin olan bir şey var ki; Suriye’nin kuzeyinde sular uzun süre durulmayacak.