Tuzla’daki Foseptik Faciası Sorumluluk Çemberini Genişletti: Sadece Aidat Toplamak Yetmiyor!
İstanbul’un Tuzla ilçesinde bir sitede yaşanan ve hepimizin yüreğini sızlatan acı olay, Türkiye genelindeki apartman ve site yönetimlerinin iş güvenliği konusundaki bakış açısını sert bir şekilde sorgulatıyor. Temizlik amacıyla girdiği foseptik çukurunda hayatını kaybeden apartman görevlisinin ardından gözler, site çalışanlarının görev sınırlarına ve yönetici yetkilerine çevrildi. Yaşanan bu trajedi, “bizim kapıcı her işi halleder” kolaycılığının aslında ne kadar büyük bir hayati risk barındırdığını bir kez daha acı bir şekilde yüzümüze çarptı.
“Elektrikçi Elektriğe, Uzman Firma Foseptiğe Bakmalı”
Konuya ilişkin kritik değerlendirmelerde bulunan Tesis Yöneticileri Konfederasyonu (TESKON) Genel Başkanı Yahya Sağır, sitede çalışan personelin her işe koşulmasının ölümcül sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Foseptik, kuyu veya kanalizasyon gibi kapalı alanların zehirli gaz ve oksijensizlik nedeniyle adeta birer tuzak olduğunu vurgulayan Sağır, “Bir kişinin kapıcı veya teknik personel olması, ona her işin yaptırılabileceği anlamına gelmez. Vidanjör ve uzman firmayla çözülmesi gereken riskli bir iş için insan hayatı pazarlık konusu edilemez,” diyerek işverenin İSG Kanunu kapsamındaki sorumluluklarını hatırlattı.
Aidat Tasarrufu İnsan Hayatından Önemli Değil
Soruşturmanın bağımsız bir şekilde sürdüğünü ve yargı kararı çıkmadan kimsenin peşinen suçlu ilan edilemeyeceğini belirten TESKON Başkanı, kat maliklerine de hayati bir uyarıda bulundu. Sırf aidatı düşük tutmak veya ek masraftan kaçınmak adına yüksek riskli işlerin site personeline yıkılmaması gerektiğini belirten Sağır; koruyucu ekipman, eğitim ve uzman desteğinin bir “lüks” değil, kanuni yükümlülük olduğunu ifade etti. Çalışanın uyruğu ne olursa olsun güvenli çalışma ortamının sağlanması gerektiğinin altını çizen Sağır, kat maliklerinin de hukuki ve mali sorumluluklardan tamamen kaçamayacağını söyledi.

Değerlendirme
Tuzla’da yaşanan bu kaybı basit bir “kaza” olarak nitelendirip geçmek, gelecekteki benzer facialara davetiye çıkarmak demektir. Ne yazık ki ülkemizde site ve apartman yönetimleri hâlen sadece aidat toplayan ve bahçe sulayan mekanizmalar olarak görülüyor. Oysa bir tesis yönetmek, bünyenizde çalışan insanların can güvenliğini doğrudan üstlenmek demektir. “Daha az aidat ödeyelim” baskısıyla, hiçbir eğitimi ve gaz maskesi dahi olmayan bir çalışanı metrelerce derinlikteki zehirli foseptiğe göndermek açıkça bir ihmal zinciridir. Profesyonel site yöneticiliği kavramının Türkiye’de acilen oturtulması, denetimlerin artırılması ve “kapıcı her işi yapar” mantığının yasal yaptırımlarla tamamen silinmesi gerekiyor. Çünkü hiçbir tasarruf, gencecik bir insanın hayatından ve arkasında bıraktığı sevdiklerinin gözyaşından daha değerli olamaz.