Dünya Bankası: Türkiye’de İstihdam ve Finansmana Güçlü Destek

woman in black coat standing near round white red and blue wall

Finansmandan istihdama uzanan kritik hat- FINGROW modeli

Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, toplam istihdamın büyük bölümünü sırtlasa da finansmana erişimde uzun süredir ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya. Bu sorunlar, özellikle kadınlar ve gençler söz konusu olduğunda daha da derinleşiyor. Dünya Bankası İcra Direktörleri Kurulu tarafından 15 Aralık 2025’te onaylanan Türkiye İstihdam ve Büyüme için Finansmana Erişim Projesi, bu kırılgan hattı güçlendirmeyi amaçlayan stratejik bir müdahale niteliği taşıyor.

Dünya Bankası Grubu’nun Garanti Platformu kapsamında sağlanan 750 milyon avroluk IBRD garantisiyle, uluslararası piyasalardan 10 yıla varan vadelerde 1,5 milyar avroya kadar ticari finansman mobilize edilmesi hedefleniyor. VakıfBank aracılığıyla kullandırılacak bu kaynak, yalnızca işletmelerin bilançosunu değil, işgücü piyasasının yapısını da etkileyecek bir kaldıraç olarak tasarlandı.

Kadınlar ve gençler neden öncelikli?

Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının belirgin şekilde altında seyrediyor. Genç işsizliği ise ekonomik dalgalanmalara karşı en hassas alanlardan biri olmaya devam ediyor. Finansmana erişim zorlukları, kadın girişimcilerin ölçek büyütmesini, gençlerin ise girişimcilik ve nitelikli istihdam kanallarına dahil olmasını sınırlıyor.

Bu proje, yaklaşık 30 bin MKOBİ’ye alt kredi sağlarken, bunların 15 bininin kadınlara, bininin ise gençlere ait işletmeler olmasını öngörüyor. Performansa dayalı teşvik mekanizmaları sayesinde firmalar, kadın ve genç istihdamını artırmaları, çalışanları işte tutmaları ve dijital finansal hizmetleri benimsemeleri halinde ek avantajlar elde edecek. Böylece finansman, doğrudan istihdam davranışlarını yönlendiren bir politika aracına dönüşüyor.

800 bin kişiye kadar istihdam etkisi

Projenin doğrudan ve dolaylı etkilerle 800 bin kişiye kadar yeni veya daha nitelikli iş yaratması bekleniyor. Bu rakam, yalnızca niceliksel bir istihdam artışını değil, kayıtlılık, beceri seviyesi ve iş güvencesi açısından da bir kalite artışını işaret ediyor. Özellikle afetlerden etkilenen ve finansal olarak yeterince gelişmemiş bölgelerde sağlanacak destekler, bölgesel eşitsizliklerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor.

Finans sektöründe standartlaşma ve dijitalleşme

Dünya Bankası Görev Ekibi Lideri Etkin Özen’in de vurguladığı üzere proje, finansmanın ötesinde bir işlev üstleniyor. Bankalar arasında MKOBİ tanımları, doğrulama süreçleri ve raporlama standartlarının uyumlaştırılması hedefleniyor. Bu yaklaşım, özellikle kadın girişimciler tarafından yönetilen işletmelere yönelik finansal ürünlerin sistem genelinde ölçeklenmesini mümkün kılacak.

Aynı zamanda dijital finansal hizmetlerin yaygınlaştırılması, hem işletmelerin finansal ayak izini güçlendirecek hem de krediye erişimde şeffaflık ve hız sağlayacak. Bu durum, finansal kapsayıcılığı artırırken kayıt dışılıkla mücadeleye de katkı sunacak.

Dünya Bankası'ndan 350 Milyon Euro
Dünya Bankası

Türkiye için uzun vadeli mesaj

Avrupa ve Orta Asya bölgesinde 4 milyar dolarlık hacme sahip FINGROW Programı’nın bir parçası olan bu proje, Türkiye’nin kapsayıcı büyüme ve sosyal kalkınma hedefleriyle güçlü bir uyum gösteriyor. Özbekistan ile birlikte programdan yararlanan ilk ülkelerden biri olan Türkiye için bu adım, kadın ve genç istihdamının ekonomik büyümenin merkezine yerleştirildiği yeni bir yaklaşımın işareti olarak okunuyor.

Finansmana erişimin, doğru tasarlanmış teşvikler ve standartlarla desteklendiğinde, istihdam piyasasında kalıcı ve dönüştürücü etkiler yaratabileceğini gösteren bu modelin, önümüzdeki dönemde farklı sektör ve bölgelerde yaygınlaştırılması bekleniyor.

Neden Önemli?

Bu proje, kredi genişlemesini klasik bir destek mekanizması olmaktan çıkararak istihdam davranışlarını yönlendiren stratejik bir politika aracına dönüştürüyor. Kadınların ve gençlerin işgücüne katılımının artırılması, yalnızca sosyal bir hedef değil; verimlilik artışı, yenilikçilik ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.

Finansmana erişim politikalarının, istihdam kalitesi ve dijitalleşme kriterleriyle birlikte tasarlanması, Türkiye’de uzun süredir tartışılan yapısal reform başlıklarıyla doğrudan örtüşüyor. FINGROW modeli, önümüzdeki dönemde kamu ve özel sektör finansman programları için referans bir çerçeve oluşturabilir.

Paylaş:

, , Kategorisinden

4.7 7 votes
Konuyu Değerlendir
6 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Kumsal
Kumsal
2 ay önce

Kadınlar ve gençler için hedefli teşvikler içeren böyle bir modelin hayata geçmesi çok değerli. Finansman tasarımına istihdam şartı eklenmesi, klasik kredi programlarından çok daha dönüştürücü görünüyor.

Yağız
Yağız
2 ay önce

vay be sonunda kredi deyince sadece borç değil istihdam da konuşuluyor kadınlar ve gençler için ayrı hedef konması baya umut verici

ali varol alp
ali varol alp
2 ay önce

kadın girişimcilere özel alan açılması çok iyi olmuş şimdi top bankalarda bakalım kağıt üzerinde mi kalacak yoksa sahada da görecek miyiz

Ece Boranlar
Ece Boranlar
2 ay önce

bu işin anahtarı şeffaflık yoksa yine raporlarda her şey çok güzel biz sahada pek bir şey görmedik noktasına geliriz umarım bu sefer tablo farklı olur

Ece
Ece
2 ay önce

800 bin kişiye istihdam diyorlar iddialı ama güzel bir hayal önce hayal kurulur sonra rakamlara dökülür umarım bu sefer tersi olmaz

Mikail Yekta
Mikail Yekta
2 ay önce

özetle kredi bahanesiyle istihdamı dijitalleşmeyi ve yapısal reformu aynı masaya oturtmuşlar şimdi sıra bu masadan kalkıp sahaya inmelerinde biz de kenardan dikkatle izliyoruz