Türkiye turizmi uzun yıllardır belirli pazarlar üzerinden büyüyor. Avrupa, Rusya ve Orta Doğu hattında istikrarlı bir ziyaretçi trafiği yakalansa da, küresel turizmin yönü artık değişiyor. Yeni dönemde kazanan ülkeler; yüksek harcama yapan, yılın 12 ayına yayılan ve nitelikli turist profiline hitap eden destinasyonlar olacak.
İşte tam da bu noktada, İstanbul Turizm Derneği Başkanı Murtaza Kalender’in Hindistan çağrısı, yalnızca bir sektör talebi değil, Türkiye turizminin geleceğine dair stratejik bir uyarı niteliği taşıyor.
“ÇİN’E VAR, HİNDİSTAN’A NEDEN YOK?” SORUSU NEDEN ÖNEMLİ?
Çinli turistlere uygulanan vize muafiyeti, Türkiye’ye önemli bir hareketlilik kazandırdı. Ancak bugün dünya turizminin en hızlı büyüyen pazarlarından biri olan Hindistan, hâlâ benzer bir kolaylıktan yararlanamıyor.
Murtaza Kalender’in de altını çizdiği gibi mesele yalnızca vize değil; mesele geleceğin turizm pastasında nerede duracağımız.
“Çin’e verilen vize muafiyeti Hindistan’a neden tanınmasın? Bu soru artık ertelenemez.”
ISTA Genel Başkanı Murtaza-Kalender
HİNDİSTAN: SADECE KALABALIK DEĞİL, NİTELİKLİ BİR PAZAR
Hindistan denildiğinde akla ilk olarak nüfus geliyor. Ancak turizm açısından asıl dikkat çekici olan, bu nüfusun seyahat alışkanlıkları ve harcama gücü.
Kalender’e göre Hindistan;
Yılın 12 ayı seyahat edebilen
Organizasyon ve lüks tüketime alışkın
Deneyim odaklı
Uzun konaklama süresi olan
bir turist profiline sahip.
Bu da Hindistan’ı, klasik “deniz–kum–güneş” anlayışının çok ötesine taşıyor.
ISTA Genel Başkanı,Murtaza-Kalender
RAKAMLAR KONUŞUYOR: DEV BİR TURİZM EKONOMİSİ
Hindistan pazarının büyüklüğü yalnızca öngörülere değil, somut verilere dayanıyor:
150 milyar dolarlık yıllık düğün turizmi pazarı
110 milyar doları aşan MICE pazarı
2033’te 183 milyar dolarlık MICE hacmi beklentisi
2035’te 90 milyon Hintlinin yurt dışına çıkması öngörüsü
Bu rakamlar, Hindistan’ın sadece kalabalık değil, yüksek katma değer üreten bir turizm gücü olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
DÜĞÜN, MICE VE LÜKS: TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ OLDUĞU ALANLAR
Türkiye’nin avantajı ise tam da burada başlıyor.
Tarihi ve doğal mekânlar
Dünya standartlarında oteller
Organizasyon tecrübesi
Gastronomi ve alışveriş olanakları
özellikle Hint düğünleri ve büyük organizasyonlar için Türkiye’yi son derece cazip kılıyor.
Kalender’in ifadesiyle, “Çin modeli Hindistan’da da uygulanırsa Türkiye kazanır.”
Peri Bacaları Kapadokya
VİZE MUAFİYETİ OLURSA NE OLUR?
Murtaza Kalender’in en çarpıcı çıkışı ise hedef rakamda:
“Vize muafiyeti sağlanırsa 2026’da en az 1 milyon Hintli turisti Türkiye’ye getirebiliriz.”
Bu, yalnızca İstanbul, Antalya ya da Kapadokya değil; 81 ilin tamamına, 12 ay boyunca yayılabilecek bir turizm hareketi anlamına geliyor.
Erzurum
HİNDİSTANLI TURİST TÜRKİYE’YE NE KAZANDIRIR?
Kalender’e göre Hindistanlı turist:
Uzun süre kalır
Lüks harcama yapar
Organizasyon ve etkinliklere büyük bütçe ayırır
Alışverişi sever
Ekonomiye doğrudan katkı sağlar
Yani sayısal artıştan çok, nitelikli büyüme sağlar.
Istanbul
YETKİLİLERE AÇIK VE NET ÇAĞRI
Kalender’in çağrısı açık:
“Çinli turistlere tanınan vize muafiyeti, Hindistan için de uygulanmalıdır.”
Bu adımın, Türkiye’yi sadece ziyaretçi sayısında değil, turizm gelirlerinde de üst lige taşıyacağı görüşü sektörde giderek daha fazla destek buluyor
Çifte Minare Sivas
HİNDİSTAN GECİKİRSE, FIRSAT KAÇAR
Önümüzdeki 10 yıl, küresel turizmin yeniden şekilleneceği bir dönem olacak. Hindistan bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.
Türkiye bu pazara bugünden hazırlanırsa;
Turizm 12 aya yayılır
Gelir artar
Nitelikli turist profili güçlenir
Aksi halde, bu dev pastayı rakip destinasyonlar paylaşır.
Murtaza Kalender’in uyarısı bu yüzden yalnızca sektörel değil, stratejik bir yol haritası çağrısıdır: Hindistan, Türkiye turizminin yeni yıldızı olabilir. Yeter ki zamanında adım atalım.
Hindistan sevdası nedir bilmiyorum ama bildiğim şey Çin’e verilen vize serbestisi turizmden çok ticaret ve ekonomi amaçlı, Çin Dünya’nın en büyük üretici ve ticari hacmi fazla olan ülkesi, Hindistan öyle değil kaldı ki Hindistan kendi içinde Dünya’ya fazla turist çıkartıyor olabilir ama Türkiye’ye gelen Hintli turist sayısı ortalama 25-30bin civarında. Bütün bunları geçtim. Hindistan Yunanistan’ı sollayarak hayal dünyasında Türkiye’nin onları yok edebileceğini düşünen bir paranoyaya sahip özellikle Pakistan -Hindistan savaşından sonra daha da çok bunu yaşamaya başlayıp Türkiye ve Türk mallarını boykot etme kampanyaları yürüttüler. Kısacası Hindistan kalabalık bir ülke olabilir ama Ülkemize karşı potansiyeli hiç bir kulvarda ne geçmişte ne de bugün Çin kadar asla olmadı olmuyor büyük ihtimalle de önümüzdeki 20-30 yıl içinde de olmayacak.
Şimdi ben turizm ”bişeysi” değilim sıradan bir vatandaşım. Ben bunları biliyorken, turizm bişeysi birisi bunları düşünmeden konuşması bana doğru gelmiyor. Vize serbesti olayında en çok faydayı sağlayan turizm sektörü olsa da bu vize serbestisi olayında mevzu ticaret, ekonomi, karşılıklı çıkar, iş birliği, üretim, teknoloji biraz da siyasi unsurlar kapsamında olan bir durum.
Hindistan sevdası nedir bilmiyorum ama bildiğim şey Çin’e verilen vize serbestisi turizmden çok ticaret ve ekonomi amaçlı, Çin Dünya’nın en büyük üretici ve ticari hacmi fazla olan ülkesi, Hindistan öyle değil kaldı ki Hindistan kendi içinde Dünya’ya fazla turist çıkartıyor olabilir ama Türkiye’ye gelen Hintli turist sayısı ortalama 25-30bin civarında. Bütün bunları geçtim. Hindistan Yunanistan’ı sollayarak hayal dünyasında Türkiye’nin onları yok edebileceğini düşünen bir paranoyaya sahip özellikle Pakistan -Hindistan savaşından sonra daha da çok bunu yaşamaya başlayıp Türkiye ve Türk mallarını boykot etme kampanyaları yürüttüler. Kısacası Hindistan kalabalık bir ülke olabilir ama Ülkemize karşı potansiyeli hiç bir kulvarda ne geçmişte ne de bugün Çin kadar asla olmadı olmuyor büyük ihtimalle de önümüzdeki 20-30 yıl içinde de olmayacak.
Şimdi ben turizm ”bişeysi” değilim sıradan bir vatandaşım. Ben bunları biliyorken, turizm bişeysi birisi bunları düşünmeden konuşması bana doğru gelmiyor. Vize serbesti olayında en çok faydayı sağlayan turizm sektörü olsa da bu vize serbestisi olayında mevzu ticaret, ekonomi, karşılıklı çıkar, iş birliği, üretim, teknoloji biraz da siyasi unsurlar kapsamında olan bir durum.